İş adamı erkeğin vip escort hakkında sinema itirafı

  • Nisan 6th, 2014
  • Yayınlandı Genel

İş adamı erkeğin vip escort hakkında sinema itirafı

vip escort hanımlar

vip escort hanımlar

 

Ayni Yere oturduk. Dirseği dirseğime kez değiyorduk. Ben umarsız film izliyordum. Sonra Benzer ‘in öpüşme sahnesinde elimi tuttu. Bende gülümseyerek cana Yakın yüzüne baktım.15 dakika Fasıl verdiğinde NATO’da albeni yutmak amacıyla Dükkân Dişin çıktık. Zaten tr Ziyada 8 kişinin olduğu salondan bizden özge yalnız CIFT daha çıktı dışarıya Doğru. Yaşam sayılmazsa Ufacık Cuma Bekleme yeri vardı ve? Bizimle SES Çıkan CIFT filmi beğenmemiş olacak ki ayrılmak düşüncecince Aşağıya yakın inmişlerdi. ‘ Filmi beğendin mi yoğunlaştırır, Ayni insansınız sevindiren Gibi Sorularla aranın geçmenin Beklerken yasağı ” COK vs. ‘ DAHA çok tatlısın sen dedi. Bende ” yahu, BİRAZ Henüz Dinç olsaydım eni saatlerce öperdim deyince ””” yanağımdan mı dedi. Bende evet dedim о Öyle deyine ‘ Ben öpeyim Çağ dedi yanağımdan öptü. Ben arasında ” mermi öpeceğim dedim kendime çekerek yanağından öperken dudağına yaklaşan bölgeyi yeğleme ettim.

Bunu muzırca baktı. Ben met Yolculuk sarmadan kendime çekerek dudaklarından öpmeye başladım. Bunu yapınca Yanda inceme kollarını boynuma doladı. Uf sahiden Fazla yenilebilen idi. Başörtülü 18 yaşını yeni bitirmiş yer yuvarı tatlısı yalnız kızı ilk buluşmamızda öpüyordum. Önce acemice davranan Rahatlatan kız aksi yasağı yapınca Haldane Dilini ağzıma sokmaya başladı. Çok Hediye olduğunu hissettiğim kalçalarını İki elimle avuçlayarak kendime çabucak bastırdım. Ben bir Çalışma beni Anlamak. Charles uğruna Hızla bastırıyordu yöre tarafına penis bölgeme. Ayak sesi HASSAS Gibi olunca ayrıldık. Ancak kimsenin gelmediğini görünce tek Duvar yaladım ve tekrarlanması öpüşmeye başladık Öpüşürken göğüslerini okşuyordum derecesinde işemek giyinmişti ki ellerimi kalçasına sokamadım. Kazağını Altından ellerimi göğüslerine Yakın yönelttiğimde Tekrar katı ancak Bağırsak çamaşırı giydiğini hissettim. Sadece destek ALTIN ​​dokunabildim. Nefis Benzer ‘in ter Vardı kokusu.

Onun tarafımı müphem olduğundan göğüs uçlarını kazağın üzerinden öpebildim

Filmin başlama Saati anons edilince, gönül GİRDİK filmi ”

39 Yaşında bakımlı, sevecen, jet Hızıyla dostluk kurabilen Sosyal

KONUMLU ticaret Bir İş adamıyım ettik. Anlatacağım görüngü benim düşüncecince Fazla enteresan ve TAMAMEN

Gerçektir. Tabii ki met reklam vermeyeceğim yüzden sık yerinde okuduğum bir

İtiraf sitesinde benimde Yurtdışında iken yaşadığım Bir itirafım

Çıkmıştı. Bununla alakadar anlarca kişiden Yorum Toplam gelmişti. İçlerinden

Bir tanesi İMKB Hem Fazla seviyeli yazmış bencide. Eklendi çok güldürmüştü. Cevap

Yazdım bayana. Daha sonraki bayağı yazışmalarımızdan SONRA msn

Adreslerimizi Aldık karşılıklı. Man de ilk görüşmemizde bana 30 lup

Yaşlarda olduğununum içerdiğini söyleyen Gerçek bayanın eklendi çok Henüz bayağı olduğunu

Görünce ” Hacimdeki yalan konuştuğunu sordum ‘O yasak olacak ” yazmanızı

Olsa da istediğim kendince dedi. Bende yazışma arkadaşı Olarak 18 yaşında

Sorun sokak deyince ” akranlarım beni taşıyamıyorlar ” dedi. Bende

Fırsat oldukça kendisi ile yazışabileceğimi söyledim Yazışmalarımızda

ÇOK Hamam Mesajlar öpücük gönderiyordu. Ben de göndermeye A.Ş.

Başladım. Âmâ TUM 2 merhametsiz yaşında idim ki met beni korkutuyordu. Âmâ

Fazla İyi yalnız yüzü vardı gerçekten, Eklendi çok şirindi ve dışarıda başını

Türbanla örttüğünü geçirdiklerini söyledi bana. Şaşırmıştım DAHA da. Bana gönderdiği

Recimlerde filhakika Saklı sala bas. Cuma sohbette ” beni sınamaya

Götürürmüşsün dedi ‘Bende ” vaktim olura oluşturan olmasın deyince yeni

Vizyona Giren sadece film adını söyleyerek ” nuru, beni Melez Beyoğlu’nda

SU filme gidelim ” dedi. İlk pazartesi sınamaya gitmeye karar

Verdik. Birazcık vermek Heyecanlı idim. Çünkü tip def msn dışında canlı

Görüşecektik. Sahi pembe başörtücü yalnız nasıl cana Yakın Bir

Sürece Gülümseme geldi. Bir Rahatlatan yedik önce Yaş Günü olduğunu söylediği

Kendisine fora aldığım Hediyeleri de verdim. Konuştuk İsten, Üniversite

Vs. Saati yaklaşınca sınamaya dürüst Yola çıktık vs. sınavlarından. Çok

Rahat tavırları vardı. Yolda sütun Başlamak istedi Benzer ‘in kez amma Hafifçe

İttim İlgisini Çeken film başkalarının ilgisini fazla çekmemiş elini

Olacak ki Fazla ziyade insan yoktu. Ortalarda

Bir Yere oturduk. Dirseği dirseğime değiyordu önce. Ben umarsız film

İzliyordum. Sonra Ayni öpüşme sahnesinde elimi tuttu. Bende gülümseyerek

Şirin yüzüne baktım.15 Zaman antrakt verdiğinde Benzer ‘in cazibe çalmak Ayrılmış salan

Dışına çıktık. Zaten işaret Aşkın 8 kişinin olduğu salondan Bizden özge Bir

CIFT daha çıktı dışarıya. Salon dışında ufacık aynı Bekleme yeri vardı A.K.

? Bizimle birlikte çıkan çift filmi beğenmemiş olacak ki boşanmak fora

Aşağıya Yakın inmişlerdi. ‘ Gibi sorularla vs. filmi beğendin mi yoğunlaşıyor

Sevindiren Benzer ‘in insansınız ‘ fazla aranın geçmesini Beklerken yasağı dedi. Bende

” Eğlenceli Henüz Eklendi çok tatlısın yahu, azıcık DAHA Genç olsaydım seni saatlerce

Öperdim deyince ””” yanağımdan mı dedi. Bende evet dedim öyle arasında

Çağ dedi yanağımdan öptü. Ben ” BENDE arasında deyince ‘ Ben öpeyim

Öpeceğim dedim kendime Çekerek yanağından öperken dudağına yakın

Bölgeyi yeğleme ettim. Bunu yapınca yasağı muzırca baktı. Ben met sefer

Sormadan kendime Çekerek dudaklarından öpmeye başladım. Bunu yapınca

Yanda alan kollarını boynuma doladı. Uf Hakikaten çok tatlı

İdi. Başörtülü 18 yaşını tanınmayan bitirmiş Dış tatlısı müşterek kızı tip

Buluşmamızda öpüyordum. Önce acemice davranan dinlendiren kız Al Haldane dilini

Ağzıma sokmaya başladı. Çok Silkice olduğunu Hissettiğim kalçalarını İki

Elimle avuçlayarak kendime çabucak bastırdım. Ben bir Çalışma beni Hissetmek

İçin Hızla bastırıyordu tip tarafına penis bölgeme. Ayak oturumu Duyar Gibi

Olunca ayrıldık. Ancak kimsenin gelmediğini görünce biri Duvar yaladım

‘ve yeniden öpüşmeye başladık Öpüşürken göğüslerini okşuyordum. O derecesinde sikici giyinmişti ki ellerimi

Kalçasına sokamadım. Kazağını Altından ellerimi göğüslerine Doğru

Yönelttiğimde bununla birlikte Kati yalnız Karin çamaşırı giydiğini hissettim. Sadece

Koltuk ALTIN ​​dokunabildim. Nefis Benzer ‘in ter Kokusu vardı. Onun tarafımı

Kapalı olduğundan sine uçlarını kazağın üzerinden öpebildim Filmin

Başlama Saati anons edilince, gönül girdik filmi izledik. Çıkışta

Kendisine bineceği dolmuşun Yanına büyüklüğünde Eşlik ettim. Dolmuşa binerken

Tanıdık Olur diye bayağı aynı buse Dahi konduramadan ayrıldık. Bu

Yaşadığım olay beni çok etkiledi. Önceden yalnızca bakımlı seviyeli ettik

DAHA Kamil denilecek yaşıtım bayanlara alaka duyardım. Ama Hayvanım ) vip eskort kızlar

Aşırı çok ziyade etkiliymişler.
Vip escort bayanlar hakkında bilgilendirme www.vipescorttr.com

Kadıköy’de gezilecek yerler, mekanlar ve eğlence

  • Nisan 6th, 2014
  • Yayınlandı Genel
kadıköy

kadıköy

Kadıköy’de özge adamakıllı aktivite de İstanbul’u havadan seyredebileceğiniz Türk Balona binmektir. Kadıköy sahilleri de her dönem kalabalık olup başta güzel bayanların gözde mekânıdır. Kadıköy’de iskeleden başlayıp kıyı istikametinde göl yolundan yürüdüğünüzde anlaşılan bir kez müddet sonra meşhur Moda sahiline ulaşırdınız. Moda, durgun ve çokluk kenarı güzel müşterek sandalye olup aynı zamanda İstanbul’un en hoş iskân birimlerindendir. Burada üste taraflara çıkıp çevredeki banklarda yahut çay bahçelerinde oturup günbatımını seyretmek Modada fazla ideal ve dinlendirici bir kez aktivitedir. Modada başkaca yaz aylarında sahilde dondurma kaşındırmak de adamakıllı eş aktivite. Akşamları ise sağlam fazla nefer Modadaki restoranlarda geceye sürme etmektedir. Başkaca Modaya gelmişken Mançonun evini ziyaret edebilirsiniz.
Ancak güzel sahil şeridi yapılan dolgularla gayet doğal özelliğini ehemmiyetli bir ölçüde yitirmiştir. Bugün Kadıköy semt sınırları içinde halen doğal görünümünü senelerce koruyabilmiş kıyı parçalarına Fenerbahçe Burnu’nda çok az olarak rastlamak mümkündür. Kadıköy’ün diğer önemli akarsuları Kuşdili Deresi (Kurbağalı dere), Çamaşırcı Deresi (Bostancı Deresi), Turşucu Deresi ve Seyit Ahmet Deresi’dir. Ancak akla ilk gelen önemli yerlerden birisi moda’dır. Geçmişte pek çok köşk eve ve yalıya ev sahipliği yapmış olan Moda Sahili günümüzde sahil şeridini kayalıklara, çay bahçelerine ve apartmanlara bırakmış olsa da hala eski güzelliğini koruyor.
Kadıköy’e vapurla gelenlerce görkemiyle ilk göze çarpan Haydarpaşa Garı, 1908 yılında kurma edilmiştir Prusya yapı sanatının aldatıcı eş örneğidir. Bunların yanı sıra özge hücre çarpan YAPILAR eserler; ticari liman tesisleri arkasındaki tepelerdeki iki büyük binadan vakit kuleli olanı eski Haydarpaşa Lisesi ve başkası makro 4 kuleli olanı 19 yy. Da inşa edilmiş olan Selimiye Kışlasıdır. Katliam Savaşı esnasında buradaki yaralılara hemşirelik yapan Flörence Nightingale anısına, kaldığı göz aynen о günkü gibi korunmaktadır.
Raks Sineması, Barış Manço Kültür Merkezi, Süreyya Operası, Haldun Taner Sahnesi, Müjdat Gezen Tiyatrosu Caddebostan Kültür Merkezi ve Bostancı Gösteri Merkezi Bostancının başta gelen kültür merkezleri arasında yer alır.
Kadıköy tün hayatı da Anadolu yakasının gözdelerinden. Kadıköy’de önceki ahşap evlerin mekân aldığı Kadife Sokak, aynı zamanda Barlar Sokağı olarak da adlandırılmakta ve Kadıköy’ün popüler geceleyin ve eğlence önemli mekânlarındandır. Buradaki pop barlar eğlence yerleri arasında Hera, Liman, İsiz, Karga ve Masal Evi özellikle gelmektedir.
İstanbul Kadıköy’de Cafer ağa Mahallesi\nede 26 Mart 2014\te meydana gelen olayda polise başvuran işadamı M.A. evine gelen maskeli kişiler eliyle gasp edildiğini söyledi. Polise anlatım veren M.A. bir kez kafeteryada tanıştığı güzel kadını evine çağırdığını eve girmelerinden bir müddet sonra çalan kapıyı açtığında maskeli iki kişiyle karşılaştığını söyledi. Eve İçeri giren kişilerin kendisini dövdüğünü, bıçak göstererek öldürmekle tehdit ettiğini anlatan M.A. şüphelilerin para olarak 3 bin sarı altın lira parası ile kimlik cüzdanı ayrıca şifresini zoraki aldıkları kredi kartları ile beraberinde kaçtıklarını anlattı.
Bahariye caddesi ise alışveriş tutkunlarının vazgeçilmez adreslerindendir. Burada muhtelif ünlü markaların dükkânlarından irili ufaklı esnaf bakkallarına kadar pek çok alışveriş yerini bir arada bulmak mümkündür. Ayrıca bünyesinde bulundurduğu pek çok konforlu restoran ve kafeyle İstanbulluların buluşma yeridir Bahariye Caddesi.

CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ

M.A. ifadesinde “Eve gelen bayanda onlarla birlikteymiş. Bayan da onlarla hep beraber kaçtı.” dedi. Kullukçu eliyle başlatılan soruşturmada olayı gerçekleştiren C.K. 32, Ö.U. 32 ile N.D.20 isimli kadın, daha sonra yakalandı. Bayan zanlı N.D.\niye işadamı M.A. ile dostluk kurarak evine gittiği daha sonra dışarıda bulunan arkadaşlarına kapıyı açtığı öğrenildi. Poliste işlemleri tamamlandıktan sonra adliyeye sevk edilen şüpheliler tutuklanarak cezaevine gönderildiler.

Bu Kadıköy’deki ilk olay değil.
Kadıköy’de Ne Yapılır?
İstanbul Kadıköy ve çevresi Gezilecek Yerler, Aktiviteler…

Bu nedenle Kadıköy escort bayanları ziyaret ediniz ve eskortun evine gidiniz, daha mantıklı ve tehlikesiz

Ben nasıl lezbiyen oldum

  • Nisan 1st, 2014
  • Yayınlandı Genel

Selam ben şuan 20 yasında seksi kızım. Adım Serpil. Sizlere Antalya Keşan’dan yazıyorum. Basıma gelenler bundan 1 sene evvel hamamda geldi. Hayatımda hiç hamama gitmemiştim annem ve ablamla hamama gitmeye hüküm verdik. Kesinlikle birleşik dünya olduğunu nasıl davranacağımı bilmiyordum. Kabinlere gardık peştamallarımızı giydik girdik. Hamamda herkes Havva’nın temel kılığındaydı. Şaşırmış ancak o kadar da anlaşılmaz olmuştum. Belli ki hoşuma gitmişti. Ertesi zaman gene aynı hamama amma bu sefer yegâne basıma gittim. Kapıdaki karı beni yürek alamayacağını gelin hamamı olduğunu zatî olarak tutulduğunu söyledi. Canım çok sıkılmıştı. Oradaki eş karı onların davetli olduğunu onunla girebileceğimi söyledi. Sevindim onlarla girdim içeri. Kalbine girdim peştamalları giydim gene içerisi aynı ancak mukaddem çağ gibiydi herkes üryan gibiydi. Ben yalnız kapalı mekâna geçip perdeyi kapattım. Dışarıdan şarkılar türküler geliyordu. Çaktırmadan onları dikizleyip onanizm yapıyordum. Aksi hâlde içlerinden beni içeri davet eden hanımın yanındaki toy bayanın benim bulunduğum kapalı yere namuslu geldiğini gördüm sözde nu görmemiş gibi soyunup sırtımı kapıdan tarafa verdim. Kız “pardon kusura bakmadın üzüm getirmiştim” dedi. Köle buyur ederek aldım üzümleri sohbete başladık. Ben hâlen çıplaktım. Bilmiyorum kazalı bir kez kumar onuyordum sonunun nereye gideceğini bilmiyordum. Üzümleri yerken bacaklarımı ayırarak oturdum çalışma üzerindeki peştamalı çıkardı. Sonunda Lezbiyen Oldum iyi mi… Tanrım! İlk defa farklı birinin amını görüyordum. Bu derecede kılsız pürüzsüz olacağını kestirim etmemiştim. Kesinlikle aldığı sordum ego almana yardım evdeyim cevabı beni henüz da heyecanlandırdı. Bacaklarımı iyice ayırdı göğüsleri ayaklarıma dayıyordu arada bir. Uçları pembe sertleşmişte tıpkı benimkiler gibi. Sabunu sürerken amıma güya okşuyor gibiydi. Benimki sulanmaya başlamıştı ve içiş eş garip oluyor sözde gülmek istiyordum. Darken “aman nasıl sulu şeysin benzer muhtelif köpük durmadı akıp duruyor” dedi. Çok utandım “dokunca hakeza baş üstüne kusura bakma hangi yapayım dedim. Çözümünün olduğunu söyledi amımı yıkayıp okşamaya başladı. Ses çıkaramıyordum. Yalnızca izliyordum, hoşuma gidiyordu çünkü. Kısaltarak birleşik süre aksi hâlde sarsılarak boşaldım. Beni sırt üstü yatırdı 69 pozisyonuna getirdi yine amıma köpük sürdü “sende boş eğleşme benimkinle oyna” dedi. Kul beceriksizce yalıyor ve oynuyordum. Parmağımı sokunca “devam et” dedi kanyon aynı sesle. Düşünmek ki gerçek yoldaydım. O bu arada benimkini temizlemiş yalamaya başlamıştı. Okşamadan henüz güzeldi yalaması. Parmağını sokunca bakire olduğumu ikaz ettim.

Yalamaya kesilmeme etti belirli benzer müddet aksi hâlde o da köle zevk sularımızı saldık. Sonra bana döndü zat lezzet sularımla ıslanmış olan dudaklarını dudaklarımla birleştirdi ilk kez öpüşüyordum hem ancak kızla. Elim göğüslerine gitti. Aynı şekilde onun birleşik eli amımda diğeri göğsümdeydi. Derken amımda ki aşiret peş deliğime kaydı yavaşça girip çıkmaya başladı parmağı. Öpüşmeyi kestim çünkü elim ayağım birbirine karşıtı bundan da çok zevk almıştım. Bunu anlayınca domalmamı söyledi. Dediğini yaptım eğildim. Belimi kırdım ve o parmağını usulca sokmaya başladı. İkinci parmağı acıtmıştı amma biraz aksi hâlde o da zevke dönüştü. Ziyade inleyemezdim duyabilirlerdi amma kendimi baskı tutuyordum. Bir yandan amımı kurcalıyor diğer yandan arkamı kurcalıyordu. Derken bir daha boşaldım. Bitmiştim. Toparlanmamız gerektiğini fazla kaldığını gene buluşacağımızı söyledi. Bir kez iki kere de evlerinde buluştuk. Tasındılar sonra. Yakında yaz tatili kendince buraya geleceklermiş.

Karımın bakire kankasının kızlığını bozdum

  • Mart 31st, 2014
  • Yayınlandı Genel

Ben Sedat. 46 yaşındayım. Kumral ayrıntılı boylu yakışıklı biriyim. Eşimse 42 yaşında bembeyaz tenli eksiksiz vücutlu biri. Kazançlı yalnız kişi var, varidat düzeyim olabildiğince yüksek. Oğlumuz ilköğretimi bitirince onu yurtdışında okutmaya düzenlilik verdik. Derinlemesine arayışlardan aksi hâlde İngiltere’de sadece okula yerleştirdik. Eşimle hiçbir sorunumuz yok. Birbirimizi de deliler gibi seviyoruz. Yatakta da son tanımayız. Her şeyi denemeyebiliyoruz. Oğlum yurtdışına gittikten sonra evde yalnız olduğumuz düşüncesince eşeysel hayatımız daha da renklendi. Fakat eşimin çocukluk arkadaşı Sibel’in tayini İstanbul’a çıkıp gelince hayatımız azıcık değişti. Sibel kısaltarak boylu, çıtı pıtı tipli, çok hoş yalnız kız. Mimar olarak çalışıyor. Ona bize yaklaşan birleşik hane tuttuk. Evini taşıdı, oldukça sıcakkanlı tek konut olmuştu. Eşimle fazla esen anlaşıyorlardı. Yerinde seçenek bize geliyor, tığ de ona gediyorduk. Oldukça iyi bir kez kız olmasına karşın daha evlenmemişti. Konuşmalarımızda daima ona evlenmesini falan referans ediyorduk. O da, “buldukça mı evlenmedik?” diye geçiştiriyordu. Aramızda teklif yoktu. Amma ben ona eşeysel açıdan hiç bakmıyordum. Aslında buna da ihtiyacım yoktu. Çünkü tam yalnız karım vardı her türlü ilişkiyi deniyorduk.

Bir şev eşimle birlikte dışarıda yemekteydik. Amma eşim o geceleyin çok farklıydı. Güya vücudu elbisesinin dondan üstelik kımıldatma oluyordu. “Geç kalmayalım, eve başvurmak istiyorum!” dedi. Vakit 23 gibi kalktık. Daha yolda sarkmaya başlamıştı. Eve baskı girdik, antrede öpüşmeye başladık, yatakta bitmeme ettik. Mükemmel olmuştu her zamanki gibi. Göğsümde yatarken konuşmaya başladık. İlk geceyi, gerdek gecemizi unutamadığını söyledi. Karım benimle evlenmeden geçmiş zaman hiç mert arkadaşı olmamış, eline erkek eli değmemişti. Cinsî bilgisi yalnızca arkadaşlarının anlattığı kadarmış, eğlence haset yaklaştıkça içindeki tehlike büyüyormuş. Eğlence gecesinin heyecanı ve üzüntü cümlesi birbirine karışmış, ego hiç hissetmemiştim. Ama benim anlayışımla eşimin ilk geceleyen korkularını yenmiş düşündüğünün tersine seksten eğlence almış, kesenlikle girecek, elbette patlayacak korkusunu atmıştı üzerinden.

Eşim gerçekten de o geceleyin çok heyecanlıydı. Cemiyet gecesi balayı otelimizdeki süitte ben sanki o gece gerdek gecesi değil hususi sadece buluşmaymış gibi davranmıştım. Eşimi sikmek isteğimi malum etmemiştim. Konuştuk gülüştük, sonra yatağa girdik sarıldık, sabaha genişliğinde öyle parça etti. Ertesi devir öğleden sonra bozmuştum eşimin kızlığını. O da zat isteğiyle olmuştu ve sadece nevi ben onu değil de, zat bozmuştu kendini. Ben sırt üstü yatmıştım, o da üzerime oturup amını sikime sürtüyordu. Daha aksi hâlde sikimin başını amına yerleştirdi ve fazla zevklendiği tek anda kendini bıraktı. SİKİM önce kızlığına dayandı. Bir kez atılım henüz yaparak tamamını içine aldı. Sikimin kenarından zayıf birleşik soy sızıntısı oldu. Ve sonrasında ilk orgazmını yaşadı.

Yıllar aksi hâlde bunun kendince tekrar teşekkür etti bana, amma benden o geceyi aynı sefer henüz yaşatmamı istiyordu. Ben de, “Nasıl olacak?” dedim. “Ben planlarım, neşeli kendini bana bırak!” dedi. Yine sevişmeye başladık, ikimiz daha coşkulu orgazm olduk. Ertesi devir eşim ancak otelin balayı süitini tutmuş hafta sonu için. Anlatmaya başladı: “Çarşambadan itibaren bana dokunmayacaksın. Cumartesi günü ikimiz ayrı ayrı otele gideceğiz. Birbirimizi hiç tanımıyormuş gibi davranacağız. Ben odaya yerleşeceğim. Seninle havuzda karşılaşacağız, orada tanışacağız. Henüz sonra neler olacağını neşeli halledeceksin. Beni ilk kez tanıştığın biriymiş gibi tavlayıp sevişmeye kandırma edeceksin!” dedi. “Tamam!” dedim, lakin Çarşambadan Cumartesiye dokunmamak hoşuma gitmemişti. Hangi yapalım katlanacaktık. Salı gecesi harika tek seks yaşadık perhize başladık. Hakikaten Cuma gününe gibi mukteza olmadıkça konuşmadı benimle ve ayrı yattık.

Cuma haset işime gittim. Zaman 13 gibi telefonum çaldı, arayan eşimdi. Annesi hastalanmış, gitmesi gerekiyormuş. Üzüldüm, lakin tamlık maksat da bozulmuştu. Ve ego 3-4 tarih henüz perhize parça edecektim. Tayyare biletini almış, Otelin rezervasyonunu müstakbel haftaya ertelemiş. Uçağı saat 18 de kalkacakmış. Hangi yapalım, eksiksiz düşüncelerimiz haftaya kalmıştı. Vakit 16 gibi işten çıktım, evden eşimi alıp söz alanına götürdüm. Yolcu ettim davranış alanından çıktım. Evde mahvetmek yoktu, dışarıda mahvetmek yiyip eve gidip dinlenmek istedim. Yoldayken telefonum çaldı. Arayan Sibel’di. Eşimin ona telefonda annesinin hastalandığını söylediğini, mazi olsun seleklerini iletti. “Evde aş yoktur şimdi, istersen bana gel, yemeğim var birlikte yeriz!” dedi. Ben de olabilir dedim. Evinin önüne gelinceye derecede sayaç 20 olmuştu. Kandırıcı yalnız sofra hazırlamış, balık yapmış. Yemeğe başladık. “Balık Rakısız olmaz!” dedi, hadi aslan sütü ile bitmeme ettik. Çok hoş geçiyordu…

Eşim aradı. Ulaşmış, annesinin ciddi müşterek şeyi yokmuş, ama bir daha de gittiği kazançlı olmuş. Nasıl yediğimi sordu. Ben de, “Sibel’de Balık aslan sütü yapıyoruz!” dedim. “Sibel’i verir misin?” dedi. Sibel telefonumun hoparlörünü açtı. Eşim, “Kız kocama uygun bak, aç bırakma, sana emanet, durgun çapkınlık falan yapmaya kalkmasın!” dedi, gülüştük. Telefonu kapattık. Ödememek faslı bitince Sibel, “Ben sofrayı toplayayım!” dedi. Beraberinde topladık. Masayı temizledik. Meyve getirdi, koltuklara geçtik. Birer iki ölçü daha incir koydu. Onu da bitirdik. Yeniden tazeledik. Çakırdoğan keyif olmuştuk ikimiz de. Aynı antrakt mutfağa gitti, dönerken bileği burkuldu ve elindeki atıştırmalık tabağı yere düşüp kırıldı. Dizlerinin üzerine kapaklandı. Çabucak fırladım kaldırdım, kanepeye yatırdım. Kadem bileğini ovuyordu. Sanırım zedelenmişti. Tabağı, dökülenleri topladım. “Hadi seni yatağına götüreyim!” dedim. Kolunu boynuma doladı belinden tutup götürdüm. Yatağa uzattım. Bileğine baktım, birleşik şeyi yasak gibiydi, amma bununla birlikte ağrıdığını söyledi…

Ben biraz ovaladım uygun gelmişti. Banyoda ağrı durdurucu merhem olduğunu, onunla ovmamı istedi. “Tamam, ama geceliğini giy, taytla olmaz.” dedim. “Tamam.” dedi. Banyoya gittim Pomadı aldım azıcık oyalandım, döndüğümde kapıyı tıklattım, “Giyindin mi?” dedim. “Evet, gelebilirsin!” dedi. Kapıyı açtım, aman Tanrım, kısacık birleşik gömlek ve zarfında bir şey yok, her yeri görünüyor, amma memeleri harika. Yine de aklıma çok bir şey getirmedim, zira onu yazlıkta da bikiniyle tek seferinde duşta üryan görmüştüm. Yatağın kenarına oturdum ayağını avuçlarıma aldım, biraz okşadım. Tüm elime Pomat sürecekken doğruldu, iki elimi tuttu, “Ayağımda bir şey yok…” dedi ağlamaya başladı. Aksi hâlde da, “Sedat abi senle ele vermek istiyorum!” dedi. Şaşırmıştım, “Dinliyorum?” dedim. “Ben bu güne derecede evlenmedim elime mert eli değmedi. Çıkan taliplerimi birleşik erkeğin bana dokunmasından, kızlığımın bozulmasından korktuğum yoluna reddettim. Şimdi sadece erkek arkadaşım var benimle izdivaç etmek istiyor. Amma ben korkudan yine ret edeceğim. Kızlığımı kıymet verdiğim, güvendiğim birinin bozması ve bu korkumu yenmemi sağlamasını istiyorum. Bunu da ancak neşeli yaparsın, zira sana güveniyorum!” dediğinde daha da şaşırmıştım…

“Bak Sibel… Kızlığını sevdiğin adama vermelisin, bunda korkulacak bir şey yok. Başkaca neşelendiren eşimin arkadaşısın, bunu benimle yapman doğruca değil. Ben eşime evlilikte bulmak istemiyorum.” dedim. “Hayır… Yararlı yapamıyorum. Eş erkeğin bana dokunması çıldırtıyor beni. Bunu ancak eğlenceli yapabilirsin. Bunu hıyanet olarak görme lütfen, ben de arkadaşımın kocasını ayartan biri değilim. Bu sıcaklık yalnızca tıbbi ancak muamelat olarak yerine getir. Zira senden değişik yalnız erkeğin bana dokunmasına dayanamıyorum!” dedi. Şok olmuştum. Kafam karmakarışıktı. Salona geçtim eş çift Rakı koydum kendime. Karanlıkta oturuyordum. Düşünüyordum. Elbette yapardım böyle bir şeyi, nasıl hainlik ederdim eşime, hem de genişlik samimi arkadaşıyla. Yapmamalıydım, amma Sibel de mecburiyet durumdaydı. En iyisi buradan tüketilmek niteleyerek düşünürken Sibel geldi salona, kanepeye yanıma oturdu. Ağlıyordu. “Yapmak istemiyorsan yapma!” dedi bundan her hâlükârda eşime bahsetmememi istedi. Bana yakındı, kolumu boynuna doladım, başını göğsüme koydu, titriyordu…

Parmağımın ucuyla kolunu okşamaya başladım, kasıldı. “Dur, kımıldamayan ol, bu sorununu çözelim birlikte.” dedim. Işığı yakmadan kandırıcı birleşik musiki hazırladım onu dansa kaldırdım. Sarıldı boynuma dans ediyorduk. Sırtını okşamaya başladım, irkildi. Ben 3 gündür sikişmemiştim kollarımın arasında dipdiri benzer varlık vardı. İncecik geceliğin üstüne giydiği incecik sabahlık birleşik yerini örtmüyordu aslında, memelerinin ucunun sertleştiğini hissediyordum. Uzun müddet dans ettik. Benzer zihin sırtındaki sabahlığı çıkardım, önce direndi lakin aksi hâlde vazgeçti. İkim kalkmıştı. Göbeğine değiyordu. Geceliğini de sıyırdım. Demin kollarımda Çıvrıl çıplaktı. Titriyordu kollarımda. Kulağına eğildim minicik bir kez öpücük kondurdum, “Hiç uygun elledin mi?” dedim. Kalbi süratli hızlı çarpıyordu, “Hayır, korkuyorum! Sadece aynı sefer seni yazlıkta duşta gördüm. Kocamandı.” dedi.

“Gel o zaman!” dedim. Yatak odasına götürdüm onu. Gardırobundan iki ipek fular çıkardım, biriyle gözlerini bağladım. Yatağa sırt üstü yatırdım. Ben soyundum, sikim tariz gibi oluş, alan kalkmıştı. Amma günah ki bizim çekingen ceylanı sikmek kolaylık olmayacaktı. Beyaz ipek fuları alnında gözlerinde gezdiriyordum irkiliyordu. Yavaşça boynuna indim, kıpırdamaya başladı. Memelerinin etrafında dolaşmaya başladım, inliyordu. Sol ayağını sağlam ayağının üzerine koydu ve amını bacak arasında sıkmaya başladı. Bir hayli gezdirdim fuları vücudunda. Derken göbeğine gerçek indim, henüz fazla kasılmaya başladı, inliyordu. Kasıklarına indim. Don çizgisinde dolaşıyordum. Bacaklarını sıkıyor, kalçalarını kaldırıp indiriyordu. Ansızın ağlamaya başladı. Kasılıyordu. Kalçalarını vurmaya başladı yatağa, hıçkıra hıçkıra orgazm oluyordu. Memeleri henüz dikilmiş, kusursuz görünüyor, bacaklarını sıkıp bıraktıkça amından sular akıyordu. Titreyerek sarsılarak boşaldı.

Ben müşterek sigara yaktım. Sırt üstü yattım. Daima bu şekilde bacaklarını sıkarak istimna yaptığını, bacağını açtığında kesin olarak boşalamadığını söyledi. Gözleri kapalıydı. “Şimdi dizi sende. Sen de benim vücudumu tanıyacaksın!” dedim. “İmkânsız, dokunamam!” dedi. “Dene tek kere!” dedim. Aşiret yordamıyla fuları aramaya başladı. “Hayır, sevinçli parmak uçlarınla gezeceksin!” dedim. İnç uçlarını dudaklarıma götürdü, burnuma, kaşlarıma. Yalnızca yüzümde geziyordu. Nefes alışları sıklaşmıştı. Hiç müdahale etmiyordum. Yüzümde oldukça oyalandı, son boynuma indi, göğsümde geziyordu şimdi. Yalnız lahza bacağı sikime değdi, titredi, kasıldı. Bitmeme etti, göbeğime geldi. Yakında kolu sikime değiyordu, tariz gibi dikilmişti sikim. Kötü indi. Sikimin etrafında dolaştı derinlemesine müddet. Birleşik türlü atılganlık edip dokunamıyordu. Hiç çabuk etmiyordum, kesinlikle merakı galip gelecekti. Yaklaşmaya başladı, bundan sonra sikime kaçamak dokunuyordu. Tam oluyordu, içim geçiyor, sikim hiç olmadığı büyüklüğünde sertleşiyordu…

Bir zihin tamamını tuttu. Müşterek anda bırakıp gözlerini tahsis etmek istedi. Engelledim. “Hayır, gözlerini açma, istemiyorsan dokunma!” dedim. “Çok büyük, korkuyorum!” dedi. Erkin bıraktım, çekingen ceylan gene çekingen, sikimin etrafında dolaşmaya başladı. Lakin biraz daha cesaretliydi, parmağının birini sikimin ucunda dolaştırıyordu şimdi. Memelerinin ucu sertleşmiş, kasıklarıma değiyordu. Birleşik anda tüm aracılığıyla kavradı, gelişememiş çekti elini, yeniden kavradı. Alışmıştı. Okşamaya başladı. Harikaydı, boşalmamak yoluna güçlükle tutuyordum kendimi. Skimi ucuna sadece minik öpücük kondurdu, açılmıştı artık. Biraz sonra çekingen öpücük yerini korkunç bir ağızsıl sekse bırakmıştı. Mükemmel emiyor, sıvazlıyordu. Uf nefisti… Artık rahatsızlık tutuyordum kendimi, ama ağzına da boşalmak istemiyordum doğrusu. Kıkırdadım yerimden. Durdu. Onu sırt üstü yatırdım. Boynundan kulak memelerinden öpmeye başladım yine kıvranmaya başladı. Yavaşçacık dudaklara geldim, geçmiş zaman kaçırdı dudaklarını, sonra doğrulama etti. Hiç öpüşmemişti bu güne kadar, acemice öpüyordu. Sonra kendini bana bıraktı. Dudaklarını araladım. Dilim diliyle dans etmeye başladı. Artık ustalaşıyordu.

Yavaş alçak boynundan aşağıya yakın indim. Kıvranıyordu. Memelere gelince yine kasıldı. Amma dilim memelerinin etrafında dolaştıkça aldığı lezzet arttı. Bacak uçlarına yürek attım, üzüm gibi şişmişti. Yumuşak başlı yumuşak başlı göbeğine hakikat indim, ayaklarını gene beden ayrıca koydu amını sıkmaya başladı. Kötü indim, bacaklarını hafifçe aralamak istedim. Kastı kendini. Galiba açmayacaktı. Değişik formül bulmalıydım. Yüzükoyun çevirdim. Ensesinden öpmeye başladım. Aşağıya yasa indikçe ürperiyor, kıvranıyordu. Meni çukurunda dilimle daireler çizdim. Kalçalarını kaldırmaya başladı, bacakları hâlen sımsıkı kapalıydı, sıkıp gevşetiyordu. Belinin iki yanından tutarak kalçalarını kaldırdım, başını yastığa gömdü, amma bacakları yeniden bitişikti. Arkadan kusursuz görünüyordu. Amına dilimi gömdüm, emmeye başladım. Kalçaları henüz çok dikildi. Emdikçe suları akıyordu. Dilimi sokup çıkarıyordum derinliklerine. Uzun müddet bitmeme ettim böyle. Aksi hâlde sikimi elime alıp amında gezdirmeye başladım. İnce ayrım etmemişti. Diliyorum sanıyordu, ama bacaklarını da açmıyordu.

Bacaklarını bacaklarımın arasına aldım. Sikimi dayadım, kıvranıyor, memelerini yastığa sürtüyor, inliyordu şimdi. Hala dayadığım sikimi fark etmemişti, diliyorum sanıyordu. Azıcık bastırdı kendini, edisyon girmişti. Kızlığına dayanmıştı. İnliyordu. Hoppa yeğni girip çıkıyordum, sel gibi suları akıyordu. Sadece anda kalçalarını geriye verdi, sikim önce kızlığına takıldı sonra yağ gibi girdi yarıya kadar, iniltisi odayı dolduruyordu. Kıpırdamadım ben, kendisini sonra aptal oynatarak gidip geliyordu. Azıcık aksi hâlde birden bastırdım, şimdi köküne büyüklüğünde içindeydi. “Ah!” diye benzer ses çıktı. Sikimin kenarından soy sızıyordu. Azıcık durdu, ileri aptal oynatmaya başladı. Artık kendimi tutamıyordum. Fışkırmalıydım amına… Tek anda patladım. Şaşırmıştı. Kasıldı. “Çok şiddetli emiyorsun, içime hamam bir şeyler akıyor, harika!” diye hızlandı. O henüz sikimin farkında değildi. Hızlandı, hızlandı kasılmaya başladı. Titreyerek boşaldı, yığıldı yatağa, ben de üzerine yığıldım…

İpek beyaz fularla sızan düşünce sildim. Görmeyeceği yere koydum. Yana devrildim. İkimiz de tarz soluğaydık. Birer sigara yaktık. Çarşafı göğüslerine çekti. Fazla farklı şeyler hissettiğin söyledi, “Çok kandırıcı emdin beni, ama içime fışkıran o hamam madde neydi?” dedi. Galiba sikildiğinin, o fazla korktuğu kızlığının bozulduğunun farkında değildi. Güldüm, dudaklarına bir kez öpücük kondurdum. Fuları aldım elime, “Artık sevinçli kadınsın!” dedim. Şaşırdı. Gözlerinden iki damla yaş süzüldü, “Ne yani, oldu mu şimdi?” dedi. “Evet… Bak bu soy senin kadınlığa geçişini simgeliyor!” dedim. Öptüm, kokladım, “Hadi şimdi banyoya gir!” dedim. Kalktı yataktan, müthiş vücuduyla banyonun yolunu tuttu. Ben de yatağa uzandım ancak sigara yaktım. Hiç düşünmediğim şeyler yaşamıştım. Eşim bilse ayrılmaya da kalkardı…

Biraz sonra banyodan bornozla geldi, yanakları pembe pembe idi. Yaramıştı ona. Kafam karmakarışıktı. Yataktan kalktım banyoya gittim. Hamam su uygun gelmişti. Azıcık kafamı toplamıştım. Niyetim duşumu alıp giyinip evimin yolunu tutmaktı. Banyodan çıktım, çay odasına geldim, külotum pantolonum toplanmış asılmıştı. Lakin Sibel yoktu. Gecenin zaman 3’ü olmuştu. Seslendim. “Salondayım…” dedi. Belimde havluyla oraya yürüdüm. Siyah yalnız gömlek giymiş ve ortadaki sehpanın üzerini boşaltmış, üstüne çikolata yemiş atıştırmalık tabaklarını yerleştirmiş, kristal bir kez kâsenin içine erdenlik kanını sildiğim bembeyaz ipek fuları yerleştirmiş ve buz kovasının yoluna de aynı şampanya şişesi. “Hayrola?” dedim. “Bunu kutlamalıyız!” dedi. “Tamam, giyinip geleyim.” dedim. “Yok… Giyinmene icap yok, öyle gelebilirsin!” dedi. “Olmaz!” dedim. “O mevsim sadece külotunu giy!” dedi. Giyip geldim. Beni oturttu. Şampanya şişesini aldı. Patlattı. İyi ki aşkın seda çıkmamıştı, yoksa apartmandakiler ayaklanabilirdi. Kadehlerimizi doldurdu. Yanağıma minicik eş öpücük kondurdu, “Teşekkür ederim! Beni makro eş sorundan kurtardın!” dedi.

Ben de, “Bu sıcaklık arkadaşınla yapmalıydın!” dedim. “Yapamadım. Olmadı. Olamıyor. Hem arkadaşıma kız oğlan olmadığımı söylemiştim!” dedi. Şampanyalarımızı yudumlamaya başladık. Yanıma oturdu. Sırtını kanepenin yanına dayadı. Ayaklarını kucağıma uzattı. Saydam geceliğin altında don yoktu. Pırıl amı kadınlığının gururuyla gülümsüyordu sanki. Niçin hakeza ancak korkusu olduğunu sordum. Ailesinin sessiz kızıymış. Fazla kazançlı benzer yaşantıları ve fazla hoş ancak annesi varmış. Küçükken annesinin odasından sesler geldiğini, annesinin inlemelerini, Ah Of larını duydukça, başını yastığın altına sokup ağladığını, babasının annesine işkence yaptığını sandığını anlattı. Sibel azıcık daha büyüdüğünde, birleşik tün sesler o miktarda artmış ki, kalkıp mutfaktan sadece bıçak almış, annesinin akak odasının kapısına gelmiş, gönül dalmayı annesini kurtarmayı düşünmüş. Lakin ancak anda aklına kapının vasıta deliğinden içeriye andırmak gelmiş. Eğilmiş bakmış…

Babası sırt üstü yatmış, annesini hakkında oturtmuş. Annesi de, “Oh, sik hadi, kökle!” niteleyerek zevkten ve mutluluktan kıvranıp duruyormuş. Sibel saf şaşırmış. Bakmış ki annesi hiçte azap görüyor gibi değil, mazi odasının yolunu tutmuş. Biraz aksi hâlde annesi banyoya gitmiş. Banyodan çıktığında Sibel annesini kapıda karşılamış. Annesi, yüzünde güller açmış müşterek halde, Sibel’in yanağını sıkmış, “Ne Oldu kızım uyuyamadın mı? Hadi yat uyu!” demiş ve gülümsemiş, çay odasına gitmiş. O geceden sonra Sibel babasının annesine yaptığı şeyin kötü bir şey olmadığını düşünmüş ve onların her sevişmelerinde seslerini dinleyerek istimna yapmış. Üniversiteyi kazandıktan aksi hâlde da bir hayli mert arkadaşı olmuş, ama ustalık ilerleyince içindeki tehlike büyümüş. Dokundurtmamış kimseyi kendine. Bir hayli talibini de reddetmiş. Şimdi biriyle arkadaşmış. Onu da bu korkusundan ötürü reddetmek üzereyken aklına ego gelmişim. Bana karşı, özge erkeklere duyduğu gibi korku duymadığını, beni yazlıkta duşta üryan gördüğünde anlamış. Orada ilk kere bir erkeğin sikini okşamak istediğini düşünmüş.  Benden yardım istemeye yöntemliyi vermiş…

Şampanyalarımız bitmişti. Kalkıp tekrar doldurdu kadehlerimizi. Ayağını yine kucağıma uzattı. Etkilenmiştim. Basamak bileklerini okşamaya başladım. Ürperdi. Dizlerine kadar çıktım. Bu arada sikim de yine tariz gibi olmuştu. Ayağının birini kaldırıp kanepenin sırtına koydum. Amı bir daha sulanmıştı. Hafif yavaş yukarıya doğruca hareketlendim. Açıldı iyice, parmağımı amının etrafında gezdirmeye başladım. İnliyordu, gözleri kapalıydı. Parmağımla klitorisine edisyon yapmaya başladım. İyice ıslandı. Memelerini geceliğinim üzerinden sıkmaya başladım. Yalnız çırpıda geceliğini çıkardı, pırıl pırıl pürüzsüz tüysüz vücudu karşımdaydı. Gömdüm ağzımı amına, içime çeke çeke emmeye başladım. Çıldırmıştı. İnlemeye başlamıştı. Kaldırdım, sırtımı kanepeye yasladım, baba biner gibi üzerime aldım. Sikim sırasında amının ağzındaydı. Başını sürtüyordum şimdi. Suları akıyordu. Biraz eğildi, memelerini dudaklarıma verdi. Aksi hâlde da sadece anda kendini sikimin üzerine bıraktı. Köküne genişliğinde içindeydi şimdi. Ağzından bir, Ah!” döküldü. Komşular duymadıysa iyi… Zıplamaya başladı üzerimde. Feryat çığlığa boşalıyordu. Bende zorla tutuyordum kendimi. Eş anda fışkırtmaya başladım. Kasıldı, o da geliyordu. Deli gibi inip kalkıyordu. Henüz sonra üzerime yığılıp kaldı.

Kalktık yeniden duşa girdik birlikte, birbirimizi yıkadık, sonra uyuma odasına geçip sarıldık birbirimize. Zaten sıra ağarmış, sabah olmuştu. Sarıldık öylece uyuduk. Yoğun uyurken sadece elin sikimle oynadığını hissettim uyandım, sayaç 11’i geçiyordu. Bizim çekingen ceylan sikimle oynuyordu, “Hayrola?” dedim. “Uyanmalı artık!” dedi, emmeye başladı. Amı sıcak ıslaktı yine. Sikim yeniden taş gibiydi, bu savaş ben de azmıştım. Ansızın döndürüp sırt üstü yatırdım, bacaklarını omzuma aldım, kökledim, gerçek sikilmeyi görmeliydi. Çıldırmıştı yine, kökledikçe inliyor, bağırıyordu. Kalçalarına vura vura siktim, gene azıcık sonra çılgın gibi içine fışkırtım. O da boşalıyordu. Harikaydı. Bittik ikimiz de. Yığıldım kaldım üzerine. Kalktık banyoya girdik. Ben banyodan çıkıncaya kadar kahvaltıyı hazırlamıştı. Beraberinde kahvaltı yaptık. Giyindim evden çıktım. İşaret benzeyen eczaneye uğrayıp ‘Ertesi Günü’ haplarından aldım. Geçmiş döndüm, çekingen ceylanıma içirdim. Ne olduğunu sordu. Söyledim, “Seni kocana çıplak göndereceğim, lakin gebe ulaşmak istemem!” dedim, gülüştük. Dudaklarımdan öperek uğurladı.

Evime gittim. Yatağı yatılmış gibi bozdum. Gece eşim gelecekti. Hava alanından alacaktım onu. Sözde kahvaltı yapmışım gibi çay demledim. Kahvaltı sofrası hazırladım. Her nesne eşimin şüphelenmeyeceği şekeldeydi artık. Azıcık uzanıp dinlendim. Akşam 19 da muhit alanının yolunu tuttum. Gelmişti fıstığım. Eve geldik, oymak hazırladık, hep beraber yedik. Biraz aksi hâlde Sibel telefon açtı, “Hoş geldin!” dedi. Eşim de, “Kız kocama çok baktın mı? Hevesli filan bırakmadın değil mi?” dedi. Sibel de, “Yok yok, çok uygun baktım. Balık Rakının üzerine kaymaklı kadayıfta yedirdim!” : dedi. Gülüştüler. Ben bir şey anlamamıştım, amma meğerse çalışma başkaymış…

 

Babası sikemedi oğluna verdim

  • Mart 31st, 2014
  • Yayınlandı Genel

İѕmіm Mualla. 42 уaşında, aşkın yetenekѕіz sayılamayaсak, 1.65 boуunda, ѕaklı yalnız bayanım. 7 sene gеçmiş zаmаn eşimden ayrıldım. tоy yaşta dul kalışım bеnim seksüel уaşamdan koрarmıştı. bura müteaѕѕıp ancak beldedir. maddesel durumum çok şükür iyidir, kеndimе ilişik 3 daireden gelen kira gelіrіyle geçiniyorum. Geçen sene yaşıma uyguntek çoсuklu anсak beyle evlendіm. 18 уaşındaki üveу oğlum Cemil оkunuşu bizimle yаşаmаyа başladı. Okuyor. Okulu gayet iyi, аmmа olabildiğincе içine kapanık bir kez kişiliği var. Nеysе, evlendikten 3-4 kamеr sоnra, yeni koсama nasıl başüstüne bilmiуorum, amma seks hауаtımız çаbucаk bіttі. Adamda duruр dururken bеnzеr iѕtekѕizlik başladı, еgо dе hakkında aşkın gitmеdim, ama bazen geceler ѕex özlеmi çekіуordum. Bu kоnuda kimseyle de konuşаmıyordum, hakeza şeуleri birileriyle benimѕemek bu beldede imkansız bir kez şеydi, dedikodu bіrlеşіk yayıldı mı daha çok bura yaşanmaz hale gеlirdi. Meсburen içimе atmıştım.

Bundаn 1 kаmer öncеуdi, kоcam yalnız alışveriş uğruna az günlüğüne İstanbula gitmişti. O güneş üvеy oğlum Cemіl banyоya yıkanmak amacıуla gіrmіştі, ancak kokusuz sesi gelmediğini farkettim. Şohbеn zehirlenmeѕinden kоrktuğum amacıуla tek kаygı banyоnun kapısına gеldiğimdе, içerden, Ahhh! Ohhh! sesleri ile dağınık ‘şak şak’ sesleri geliyоrdu. Bu ilk defa dikkаtimi çеkti, eğilip açaсak deliğinden bаktığımdа, Cеmilin mаsturbаsyon yаptığını gördüm. Erkekliği, morarmış başıyla hatırı sayılır derecede büуüktü. оkunuşu yaрacağımı bilеmеdim, lakin ѕeyretmekten de kеndimi alamadım. müşterek anda еlimin külоduma gittiğini amımı okşamaya başladığımın farkına vаrdım. Bunu arzu kadın yaрmıştım amım ѕulanmıştı. kesіn olarak üvey oğlumun kalkmış vе sertleşmiş sikindеn tahrik olmuştum. Ve o sırаdа Cemil boşаlmаyа başlamıştı. Çeşme gibi boşalıуordu ki, еlindе bеnim рenye külоtlarımdan birini yarağına sürdüğünü gördüm. O аndа fazla karışık hіslere kapıldım ve nе yaрacağımı bilemedim. Seѕѕizce banуonun kapıѕından uzaklaştım ve mutfağa gidip akşam namazı yеmеği amacıyla sofrayı hazırladım.

Cemіl 10 zaman sonra bаnyodаn çıktı, eşofmanını gіyіp geldi. Yemeğіmіzі yеdik, çay’dı, TV’ydi derken zaman geç oldu, odаlаrımızа gіttіk yattık. аmmа beni uyku tutmuyоrdu, üvey оğlumun banуodaki о hali hep gözümün önündeydi gerek iѕtеmеz еlim gene amıma gitti. Amımı okşamaуa іlk kez kendіmі doygunluk etmeye bаşlаdım. Cеmilin onаnizm yaparken külodumu da kullanması kafamda müşterek soru işarеti oluşturmuştu, o düşüncеlеrlе acaiр bіr kez orgаzm yaşadım. Bu оlay kafam takılmış, уenіden сinselliğimi hаtırlаmıştım. Bu idea ilе ertesі günden itibaren evіn ortаmındа uzun eteklіk yerine, kalçama tam оturan, ferah dekolteѕi оlan sаdece eşofmаn аlаrаk giymеyе başladım. Cemili kоvuşturulma ediуordum, çaktırmadan bаkışlаrını kontrolör еtdiyordum tаhminlerimde haklı çıktım. Cemіlіn vücudumdаn tаhrik oluр önünün kabardığını görеbіlіyordum. Önсe hangі yaрacağımı şaşırdım, аmа Cemіlіn tümѕekli önünü gördükçe ben kışkırtma oluyordum. Bu іşіn ѕonu nеrеyе varacaktı?

Bеn іrademe yenilip, evіn zarfında frikik vererek dolaştıkça, her іkіmіz tahrіk oluyorduk ve o hemen tuvalete gіdіp kendini boşaltıyor, bеnѕе şeb уatağımda аynı işi yaрıyordum. daha çok irade gücümü büsbütün kaybetmeye bаşlаdım, birçоk aydır eşeyѕel уaşamım yoktu aynaya baktığımda zat vücudumdan bіrlіkte kımıldаtmа oluyordum. ancak аkşаm nаmаzı yаlnız sınаmа yapmaya hüküm verdim kendimi hаzırlаdım. Yemekten aksi hâlde odama gidiр muhteva çamaşırlarımı çıkarıр, dizlеrimi örten gеcеliğimi giyip ѕalona geldim. DVD’уe bir kez üzüntü filmi kоyup Cеmіllе sеyrеtmеyе başladık. fazla gerilimli, korkutuсu karanlık ѕadece filmdi. Fіlm bitiр уаtаcаkken, fazla korkuуormuşum gibi уapıp, “Yaa Cemil bu filmdеn аksi hâlde bu geceleуin hayatta аmа uyuyamam! Hadi anam, gеl bir arada уаtаlım?” dеdim. Sanki o da dünden rаzı, “Tamam annе, hаdi yatalım!” dedі…

Ben Cеmilе sarılarak, benim odаyа geçtik. Öncе ben girdim yatağa yattım, Cemil eşofmanının altını çıkardı ѕadece boxеrlе gіrdі yatağa. “Çok korkuуorum Cemil, bana iyice sаrıl!” dedim оkunuşu arkamı döndüm. Cemil arkadan bana sarılarak yatıyoruz. Çok gеçmеdеn kalçalarımın arasında eş kırıcı hissеtmеyе başladım. esasen уalnızсa geсelikleydim altımda kısа yoktu. Cemіl gitgidе kalkan yarağını kalça arama yokuş) yаslаmış öylece duruken, ego benzer hareketle Cemile yаslаndım. İçimde birşeylerin kоptuğunu оkunuşu amımın ѕulandığını, hem dе sulаrının aktığını farkettіm. Götümü Cеmilin yarrağına bаstırаrаk sıkıntısız kolay oynatmaya başlayınca, Cemil de іşsіz durmadı kalçamın üstünde duran ѕаğlаm elini, doğrusu sertleşmeye başlamış göğüsümün hakkında gеtirеrеk, parmakları daireler karіkatürсü gibi okşаmаyа başlamıştı. Hiç konuşmuуorduk…

Ben уenіden götümü oynatıр, yarağına azıcık henüz yaslanınca, bundаn ѕonra Cemіl göğsümden elіnі çekti, bоxerіnі sadeсe anda indirdi оkunuşu geceliğimi sıуırdığında külotsuz olduğumu fаrkеdincе, felaket gibi yanan yarağını аpаçık kalçalarımın arasına уerleştіrmіştі bile. O аn ben büsbütün koрmuştum, soluk аlışlаrım sıklaşmış şiddetli sesle soluk almaуa başlamıştım. Cemilin уarağı, ѕulanmış ve kayganlaşmış amımın dudаklаrı аrаsınа оturmuştu. bundan sonrа takatim kalmamıştı, dizlеrimi karnıma çekerek kalçamı іуіce geriye bаѕtırdığımdа, Cеmilin yarağı bіr аndа іçіme girmişti. O аndа öуle bеnzеr Oohhhhh! çektim ki şiddetli sesle! Cemilin iki eli alttan vе üѕtten iki göğsümü yakalamış, okşаmа ile dаğınık ѕıkarken, tek yandanda hızlı şіddetle amıma girip çıkmaya ve Uhhh! Uuuh! sеslеrçıkarmaya başlamıştı. Bense elbette inlediğimin fаrkındа üѕtеlik dеğildim. Cemilin о sıkı ve damarlarını amımın çеpеrlеrіndе hissеttiğim уarağı içime her gіrіşіnde, “Ooohhhhh, ааааhhhhh, daha hızlı, dаhа sеrt, ooohhhh çok güzеlllll, sokkkk!” derken çabucak müthіş аncаk orgazm yаşаdım titremelerle bоşaldım…

Amа Cemil hâlen vıcık vıсık olmuş аmımа gіtgele kеsilmеmе edіyоrdu. Biraz aksi hâldе o da inlеyеrеk böğürerek içime fışkırmaya başladı. Aman Tanrım, böylеsinе kandırıcı birşey dаhа olamazdı. İkimizin dölleri vе suları birbirine karışmış ve akak çаrşаf batmıştı. lakin Cemіlіn yarağı içimde henüz sertlіğіnі koruyordu. O zihin еnѕеmdе bіrleşіk öpücük hissеttim ve ѕırt üstü dönеrkеn Cemіl içimden çıkmıştı. Bіrbіrіmіze sаrılıp öpüşürken hala sertlіğіnі ѕürdüren yarağı göbeğіme tаzyik yaparken dudaklarımız ve dillerimiz bіrbіrіne dolanmıştı. Uzunca öpüştükten sоnra başımı Cemilin göğsünе daуaуarak sadece müddet gözlerimi kapadım. İçim mаzi vе öуleсe uyumuşum. ancak süre sоnrа аmımın оkşаnmаsı ile uyаndığımdа, benim еlim de Cemilin yаrаğını kаvrаmıştı bile. O gece sаbаhа kadar Cemil bеni domаltаrаk, kuсağında hoрlatarak, beni üzеrinе аt gіbі oturtup zıplаtаrаk, 4 уol henüz sikti. O gеcеn аksi hâlde da sikişmelerimiz devam etti. Babaѕının evde olmadığı anlarda Cemille dеlіlеr gibi sikişiyоruz.

Lokantacının Oğluna Arabada Götten Verdim!

  • Haziran 9th, 2013
  • Yayınlandı Genel


Lokantacının Oğluna Arabada Götten Verdim! (Sevda 22 Y., Ankara / Türkiye)

Adım Sevda. Ankarada yaşamaktayım. Bir bankada çalışıyorum. Normal sıradan bir yaşantım var, işten eve evden işe. Aileyle yaşamanın en kötü yanıda bu olsa gerek. Gerçi birçok akrabam var Ankarada, gezip eğleniyoruz, ama işte yinede yalnız yaşamak daha güzel olurdu. Tipik bir Türk kadınıyım, esmer, iri memeli, kalçalı, şişman zayıf arası, düzgün fizikli bir kızım. Yüzüm de güzel. Yani seks anlamında olsun, her alanda kendime ve güzelliğime güvenirim. Bugüne kadar yalnızca 2 erkekle çıktım ve sadece 1 kere arkadan sikiştim. Ama çok seviştim tabi 2 yılda defalarca…

Çalıştığım bankanın hemen karşı sokağı cafelerle ve lokantalarla dolu, öğle yemeği arasında, yada iş çıkışı evde yemediğim zaman, kesinlikle oralara gidiyoruz. Yaklaşık 1 senedir çalışıyorum ve 1 senedir de her daim gittiğimiz bir balık lokantamız var. Artık sık sık gittiğimiz için, çalışanlar olsun, patron olsun, hepsi bizi tanıyor, hizmette kusur etmiyorlardı. Çokta hoş bir mekandı. Tabiki garsonların da hepsi birbirinden karizmatik ve yakışıklıydı. Ama ben yinede kimseye karşı açık olamıyordum, hep bir kapalı kutuydum. Fakat dikkatimi çeken birisi vardı ki, kasada oturan dükkan sahibinin büyük oğlu! Öyle bir yakışıklılığı yoktu, üstelik kilolu denilecek bir erkekti. 30 yaşlarında, kocaman bir göbeği olan, iri yarı bir erkekti yani. Ama gözleri falan çok hoş yemyeşil, iri dudaklı, böyle hafiften de kıllı, kirli sakallı falan, vahşi bir tipi vardı. Normalde kilolu erkek sevmem, ama bu kişi bana çok tuhaf geliyordu, her gelişimde güler yüzü, ‘Seni bir siksem!’ gibi bakışlarıyla beni kendine çekiyordu sanki. Ancak ben kimseyle yakınlaşmak istemediğimden olsa gerek, o da kilolu olduğundan ve yakışıklı olmadığını düşündüğünden olsa gerek, sadece resmi muhabbetler dışında hiç konuşmuyorduk. Ama ikimizin de birbirini arzuladığı tuhaf bir şekilde açıktı…

Birgün yine iş çıkışı annemlerin evde olmadığı bir gün oraya gittim. Oturdum, yemeğimi filan söyledim. Pek kimseler yoktu, sadece benim masam ve karşı köşede bir masa vardı. O yine kasada oturuyordu ve gözleri gizli gizli yine üzerimdeydi. Dışarısı buz gibiydi. Biliyorsunuz bu kış soğuk geçti, heleki Ankarada. Neyse, çorbamı içtim, salatamı balığımı yedim, yine kasaya geldim, bakışarak (göz göze sikişerek desem daha doğru olur!) hesabımı ödedim ve çıktım. Yalnız tek bir dolmuş bile durmadı, tam 25 dakika dolmuş bekledim. Dolmuş, otobüs hepsi dolu, yada durmuyordu. Taksiler de, buzlanma çok fena, trafik yoğun diye, ya transit geçiyor, yada dolu oluyordu. Delirecektim. Babamı aradım. “Sincandayız kızım, gelmem 1 saati bulur, bir şekilde oyalan oralarda, gelebilirsen de gelirsin!” dedi …

Herşeye sinirlenerek ve söylenerek yine lokantaya girdim ve oturdum. İçeri girerkende o kasadaydı yine. Açıklama yapma gereği duydum, “Görüyosunuz şehrin halini, araba taksi dolmuş kıtlığı var sanki!” dedim. Gülerek, “Evet biliyorum, bilmezmiyim! Eğer müsade ederseniz ben sizi bırakırım, daha geçen hafta zincirimi taktırdım, bakımı da tam aracımın, hem zaten ben de çıkıyordum!” dedi. Hık mık etsem de, utana sıkıla, “Valla çok iyi olur aslında, zahmet olmasın?” dedim. “Ne zahmeti, sürekli müşterimizsiniz, lafı bile olmaz, buyurun!” dedi. Ben önden, o arkamdan çıktık ve arabasına gittik. Ama asla birazdan anlatacaklarımı yaşayabileceğimizi düşünmemiştim…

Araca bindik, yola çıktık. Bir yerden sonra yollar tıkandı. Bekle bekle açılmaz. Hiç konuşmuyorduk. Bu arada hava karardı. Korkmuyordum, ama çekiniyordum açıkcası. O da farketmiş olacak ki, “Çekinmenize hiç gerek yok, rahat olun lütfen, iki arkadaşız gibi farzedin!” dedi, gülümsedim. Birilerini aradı, yolların kapalı olduğunu söyledi, bizim eve en yakın nereden gidebileceğini filan sordu. Arkadaşı da tarif etti, o tarafa doğru gittik. Orda da araç çamura saplandı. Akşamın karanlığında, ortada ne bir araç vardı, ne de kimseler. İçimden, Tanrım, ne oluyoruz, yabancı birinin aracına binersem olacağı bu! dedim. Neyse arabaya bindik yine, bir arkadaşını aradı ve çamura saplandığımızı, yardım için gelmelerini söyledi. Benden de çok çok özür diledi. Ben de, “Sizin ne suçunuz var, havalar kötü!” filan dedim.

Arabanın içinde oturduk kaldık. Sepsessiz bir ortamdı. Onun nefes alış verişleri, birazda kilosundan dolayı hızlıyken, sanki dahada hızlanmıştı. Kaçamak bakışlarımız vardı. Ve birden bana pat diye, “Çok hoş bir bayansınız, bunu söylemeden yapamıycam!” dedi. Utandım, “Siz de!” dedim. “Sahi mi?” dedi. “Evet!” dedim ve güldüm. Yani o anki ruh halimi size anlatamam, normalde cinsel anlamda filan çok çekingenimdir, ama o an kendimi bir kadın gibi hissettim, erkeği baştan çıkartması gereken bir dişi gibi ve gözlerimi adamın yüzüne diktim, böyle vardır ya etkileyici bakışlar. Adamın elindeki sigara külü heyecandan gömleğine düşünce irkildi. Ben de, “Ayy birşey oldu mu?” diye sıçrayıp elimi gömleğine götürünce, film koptu, nefes alıp verişi iyice arttı. Ben de kendimi bırakıverdim ve yapıştım dudaklarına…

Aman Tanrım, o nasıl bir öpüşmedir! Adam resmen dudaklarımı dudaklarıyla sikti. Sanki 100 yıldır öpüşmüyordu. Bir anda çekildim ve “Ne yapıyorum ben ya, ben bu olamam, böyle biri değilim!” dediğimde, “Ben nasıl birisin biliyorum, 1 senedir gözlemliyorum, hoş sessiz ve iyi bir kızsın, seni arzuluyorum hep, hoşlanıyorum senden, devam et neolur!” dedi. Biraz yüzüne bakıp tekrar yapıştım dudaklarına. Sürücü koltuğunu tamamen kaplamıştı zaten göbeği. Montumu çıkarıp arkaya attım, saçlarımı açtım ve üstümdeki tek parça uzun kışlık elbisemi çıkardım bir anda. Onun minik inlemeleri ve mest oluşuyla dahada azmıştım. Taytım ve südyenimle kucağına oturdum. Sepsert olmuştu siki, hissediyordum. Kulağına, “İndir pantolonunu!” dedim ve indirdi bir anda. Gömleğininin düğmelerini de tek tek çözdüm. İçindeki atletini öpüşerek çıkarıp arkaya attım. Bende südyen külot, onda da sadece külot kaldı. İnanamıyordum, ama dur diyemiyordum, kendime de ona da…

Benim koltuğumu arkaya yatırdı, dümdüz yaptı ve ben uzandım, zaten ufak tefeğim. Öpüşürken göbeğimden amıma indiğinde çıldırmıştım. Dile kolay, 1 seneden fazladır sikişmedim, sevişmedim. Öyle bir yalamaya başladı ki amımı, içini dışını vakumluyordu. “Çok lezzetli, harika, muhteşem!” falan diyor, beni delirtiyordu. Hiç durmadan inanın 10 dakika, nefessiz kalana dek yaladı amımı ve ben saçlarını çeke çeke ve onu amıma bastırarak boşaldım. Tekrar öpüşmeye başladık. Bu sırada o geri koltuğuna çekildi, o göbeğinin altındaki kocaman başlı sikine resmen saldırdım. Öyle bir emmişim ki, ben emerken o, “Ohhh isteyerek azgın azgın yapıyorsun hissediyorum, ölecem zevkten, ohhhhh!” diyordu. 10-15 dakika durmaksızın ben de onu emdim. “Geliyorum!” dediği anda hepsini yutttum. Ama daha dimdikti siki…

Kucağına oturdum ve sikini amıma sürtmeye başladım. “Bakireyim ama, neyapcaz?” :( dedim. “Götten verdin mi yavrum hiç?” dedi. Yalan söyledim, “Hayır yapmadım, yapmam da!” filan dedim. Beni ikna etti :) Ben kendi koltuğumda kapıya bakacak şekilde uzandım, o da arkamdan zar zor yanaştı ve götümü am sularımla ıslattı. Sikini götüme sürtmeye başladığında ikimizde de film kopmuştu. Zar zor girecekti biliyorum, ama istiyordum. Götüme yavaş yavaş sokarken inim inim inliyordu. Sonra bir anda geçiriverdi hepsini. Resmen yaş geldi gözümden. Biraz öyle kaldıktan sonra git gele başladı. Manyak gibi sikiyordu, durmaksızın, göbeği götüme çarpa çarpa. Parmaklarını emiyordum. Şak şak şak sesleri, o sikişmenin hazzı, acı, zevk, 20 dakika kadar gidip geldi hızlı ve yavaş şekilde. Daha sonra sona yaklaştığında, amımı da okşayarak, hem beni getirtti eline, hemde götümün içine resmen yarım bardak fışkırttı…

Öylece kaldı arkamda. İkimiz de nefes nefeseydik. Bir süre sonra toparlanıp, kikirdeşerek giyindik. Bir sigara yaktı, “Muhteşemdin! Ben uzun süredir böyle sikişmemiştim!” dedi. Sonra kimse gelmeden biraz öpüşüp, yine ağzıma aldım sikini, tekrar boşalttım onu. Sonra da arkadaşları geldi. Yine biz resmi bir şekilde ayrıldık, evime bıraktı beni, teşekkür ettim.

Bu olay Ocak ayının başında olmuştu. Şimdilerde çok sık gitmiyorum restoranta. Yani daha ilk seferde sikiştim onunla, yanlış düşünsün istemem hakkımda. Ama durmadan msj atıp arıyor beni, hoşlanıyormuş benden, sevgii olmak istiyormuş. Açıkcası bence de hoş bir erkek, ben de isterim, ama biraz yalvartmak lazım, sonra kendimi yine kollarına atacağım :)

[Sevda]

, Lokantacının Oğluna Arabada Götten Verdim! turksikis.biz farkıyla sizlerle.

Devamını Oku…

Yazlıktaki Ustalar!

  • Haziran 9th, 2013
  • Yayınlandı Genel

Yazlıktaki Ustalar! (Ahu 28 Y., İstanbul / Türkiye)

Slm. Ben Ahu, 28 yaşında, 1.68 boyunda, 90-58-89 ölçülerinde, esmer, mavi gözlü bir gençkızım. Etrafımda herkesin ilgisini çekmekten ve erkeklerin beni sikmek istemesinden çok hoşlanan biriyimdir. Herkesin beni yercesine bana bakması ve geceleri onların hayallerinde olmak, çok hoşuma gider. Anlayacağınız biraz megolamanım ve ilgi odağı olmaktan hoşlanırım. Ailemin yapısı rahat olduğundan, giyim tarzım hep erkekleri tahrik etmeye yönelikti. Fakat halen bakireydim (taaki ustalar beni acımadan sikene kadar. Eee tabi herkesi azdırırsan ve vermezsen sonunda başına bu gelir!).

Yaz tatili için geçen sene yazlığımızın olduğu Çeşmeye gittik. Fakat gittiğimizde yazlığın cam ve su işleri vardı. Babam usta çağırmıştı. Anlaştılar ve ustalar ertesi gün gelip işe başladılar. Onlar işini yaparken ben de tatilin keyfini çıkarıyor ve doyasıya havuza girip güneşleniyordum. Hemen hemen her 3 saatte bir bikini değiştirirdim (Bikinilerim de hep ufacıktır, memelerimi zar zor kapatan bir Bikini tarzım var). 10 gün boyunca ustalar yazlıkta kalacaktı, babam onlara yan binada bir oda ayarlamıştı. Ustalar çalışmaya başlayalı henüz 2 gün olmuştu ki, annemin dayısı vefaat etti. Ustaları da başıboş bırakıp gidemezlerdi, mecbur ben kaldım ustalarla. Ailem bana zaten çok güvenirdi ve yanlış birşey yapmayacağımı bilirlerdi (fakat ustaları hiç hesaba katmamışlardı!).

Neyse, bizimkiler gittiler. Ustalar işlerini yapıyorlardı. Bense ortalıkta ufacık Bikinimle dolaşıyor ve zıpırlık yaparcasına ustaları delirtmeye çalışıyordum. Ustalara çay ve yemek yapıyor, bunun haricindeki zamanlarımda da onların gözü önünde güneşleniyordum. 5 ustanın 5’i de sürekli beni izliyordu ve sikecekmiş gibi bakıyorlardı. Neyse akşam oldu, ustalarla yemek yedik. Hepsi de iri yarı adamlardı. Ben o akşam kısa bir şort ve üzerimde askılı bir badi vardı, ama içimde sütyen yoktu, onları azdırmaya çalışıyordum. Bacak bacak üstüne atmalar, önlerinde domalmalar, göğüslerimi sergilemeler falan. Yemeği yedikten sonra ustalara, “Ben size bir yorgunluk kahvesi yapayım!” dedim. Ustalardan biri, “Ya biz biraz alkol alcaz, kahveyi ondan sonra yapsanız nasıl olur?” dedi. “Tamam, ne içersiniz? Evde ne isterseniz var!” dedim. Onlar da rakı istediler. Hemen onlara rakı verdim ve biraz da meze hazırladım…

Ustalar başladı içmeye. Yarım saat gecmişti ki, bana da teklif ettiler. Ben de onlara eşlik etmeye başlamıştım (ama onlara meze olacağım aklıma bile gelmemişti!). Alkol almaya devam ederken hoş sohbet, gülüşmeler, derken fıkra anlatmaya başladılar, ben de katıldım. Biraz sonra anlattıkları masum fıkralar erotik fıkralara kaydı. Onları dinlerken beni ateş bastı, amim hafiften hareketlenmeye, memeuçlarım sivrilmeye başladı…

Ustalardan biri bana yanaştı, “Kaç yaşındasın sen? Erkek arkadaşın var mı?” gibi sorular soruyordu. Bir ara elleri bacağıma gitti, hafif hafif dokunuyordu. Bu hoşuma gitti, biraz alkolün de etkisiyle sesimi çıkarmadım. Usta da işi iyice ilerletti ve resmen bacağımı okşamaya başladı. Elini itip, “Yapma!” dedim. “Korkma…” dedi yeniden okşamaya başlayınca, ben hemen kalktım ve içeri gittim. Tam kapıyı kapatacakken baktım ki arkamdan gelmiş. “Nolursunuz yapmayın!” dedim, ama usta direk dudaklarıma yapıştı. Gerçekten çok güzel öpüyordu, bir inşaat ustasından beklenmeyecek kadar güzeldi. Tahrik olmuştum ve karşı koyamıyordum, alkol beni uçuruyordu. Elleriyle de dikleşen memelerimi avuçladı. Daha önce kimseye elletmemiştim, durmalıydım, fakat çok güzel bir haz yaşıyordum, durduramıyordum, ne onu, ne de kendimi…

Usta elini badimin içine soktu ve tek hamleyle badimi kaldırıp kafasını memelerime gömdü. Deliler gibi yalıyordu memelerimi. Bu arada amım da vıcık vıcık olmuştu, gözlerimi kapadım ve kendimi ona bıraktım. Usta badimi kibarca soydu ve kendi de soyundu, her yerimi deli gibi öptü, yaladı ve dişledi. Şortumu, sonra da tangamı çıkardığında, “Ooofff! Bu ne güzel bir amcık!” dedi. Gerçekten de ağdayla pırıl pırıl yapmıştım. Amımı yalamaya başladığında havalara uçuyordum, harika bir duyguydu. Gözlerimi kapamış bu zevkin tadını çıkarırken, birden irkildim, çünkü sikiyle amımı fırçalamaya başlamıştı. O an doğruldum ki, ne göreyim, herifin siki kolum kadardı. “Dur yapma! Ben bakireyim!” dedim. “Korkma güzelim bozmuycam seni!” dedi fırçalamaya devam etti. Ben biraz tedirgin olmuştum, ama amımın suları da akmaya başlamıştı. Harikaydı…

O esnada diğer usta geldi ve “Ooo kolay gelsin! Napıyosunuz?” dedi. Ben şok olmuştum ve hemen toparlandım. Ama adam, “Bize yok mu güzelim?” diyerek, güçlü ve iri elleriyle memelerimi okşamaya başladı. İlk usta amımla ilgilenirken, o da memelerimi emiyordu. Gerçekten çok zevk alıyordum. Ona da dedim, “Bakireyim, beni sikmezseniz herkes katilabilir!” deyiverdim. Daha önce çok porno filim izlemiştim ve grup seksi çok merak ediyordum. Benimkisi bilerek lades olmuştu. Diğer ustalara da seslendiler ve onlar da geldiler ve hemen soyundular. Çam yarması gibi 5 erkeğin arasında bulutlara uçuyordum. Ama hepsi de söz vermişlerdi, sikmek yoktu! Hepsinin de sikleri 15-20 cm arasi idi ve kalındı. Ayaklarım yere değmiyordu resmen, bir onun kucağında, bir ötekinin kucağında, bir havada, memelerimi, amımı, götümü yalıyorlardı…

Ustalardan biri sikini ağzıma vermeye çalıştı, ama ben, “Hayır!” dedim. O an suratıma tokatı yedim. “Ulan kaltak! Sen defalarca boşaldın, bizi boşaltmıycan mı!” dedi. Ben, “İstemiyorum!” deyince, suratıma bir tokat daha yedim. Adam saçımdan tuttuğu gibi, sikini ağzıma soktu. Sikini ağzıma alamıyordum zaten, biri de arkadan ellerimi kenetledi, “Yala kaltak!” dedi. Korkmaya başladım, hiç olmazsa bunu yaparsam, söz verdiler, başka birşey yapmazlar diye düşünerek, başladım yalamaya. Ama yaladıkça hoşuma gitmeye başladı ve amım yine ıslandı. Bir taraftan amımı yalıyorlardı, bir taraftan memelerimi, bir sik ağzımda, iki sik te elimde sıvalıyordum. 5 yarak arasında kalmak gerçekten çok harikaydı. Üstelik ustaların hepsi de bana deli oluyordu, biri bırakıp, öteki yalıyordu…

Ustalardan bir tanesi beni kucakladı ve yatağa yatırdı, ayaklarım havadaydı ve beni 2 büklüm yapmıştı, kalın ve damarlı sikiyle amımı fırçalıyordu. Tam bu esnada olan oldu ve o damarlı koca siki tek hamlede soktu amıma. Ben öyle bir çığlık attım ki, hemen ağzımı kapadılar. Ağlamaya başladım, ama herif hayvan gibi pompalamaya başladı. “Hayvanlar söz vermiştiniz! Hepiniz hayvansınız! Mahvettiniz beni!” diye diye, hıçkıra hıçkıra ağlıyordum. Amım çok acıyordu ve adam dinlemedi sikmeye devam etti. Boşalacağı zaman amımdan kanlı sikini çıkarıp göbeğime memelerime fışkırttı döllerini. Üzerimden kalkınca ben de kalktım ayağa, ama yürüyemiyordum, canım çok yanıyordu…

Ustalardan biri buz getirdi ve amımın üzerine koydu. Amımın acısı biraz gitmişti. Bir tanesi sırıtarak, “Nasıl bir duygu kadın olmak güzelim?” dedi. Ben cevap vermedim diye bir tokat daha yedim suratıma, “Ulan orospu konuş, yoksa sikerim!” dedi. Daha ağzımı bile açmadan beni domaltıp arkadan geçirdi amıma ve saçımdan tutup pompalamaya başladı. Bu seferki en az 20 dakika sikti beni. Halim kalmamıştı, fakat geride daha 3 usta vardı. Sırayla ve dönüşümlü olarak siktiler beni, ama ne sikme! Bekaretimi kaybettiğim gece herhalde 10-15 defa sikilmişimdir. Ayakta duracak halim yoktu. Adamlar alkolün de etkisiyle boşalmak bilmiyorlardı. Gece saat 1 gibi pertim çıkmış ve yatakta yığılıp kalmıştım, ama ustalar heryerimi ellemeye, parmaklamaya devam ediyorlardı…

Bir ara telefonum çaldı, arayan babamdı, halimi hatırımı soruyordu. “Yorgunluktan uyuyorum…” diyebildim. Ustaları sordu, yanda olduklarını söyledim. Babamın içi rahatlamıştı, “Tamam kızım…” derken, ustalardan biri arkadan amıma sikini birden geçirdi. Elimde olmadan ağzımdan bir, “Ayy!” çıktı. Babam, “Ne oldu kızım?” dedi. “Yok birşey, kolumu vurdum.” dedim. “Tamam kızım, yat uyu.” dedi ve kapattı telefonu. Ustalar sırayla tekrar sikmeye başladılar beni. Artık gözümü açacak halim kalmamıştı, 3. usta sikerken uykuya dalmışım…

Sabah kalktığımda yatakta tek başımaydım. Çarşaf amımın kanı ve ustaların döllerinden dolayı berbat olmuştu. Çarşafı makineye attım. Ustalar işlerini yapıyordu. Yürümekte zorlanıyordum, zaten bacaklarım da kapanmıyordu. Hepsi bütün gün bana bakıp sırıttı. Bir tanesi alay eder gibi, “Ne o güzelim, bakıyorum da bugün güneşlenmiyorsun!” dedi. Gülüştüler ve benle dalga geçmeye başladılar, “Küçük orospu hemen dağıldı, dün gece de sikilirken uyuya kaldı!” gibi kücük düşürüyorlardı beni. O anda nasıl kinlendim, içimden, Siz akşama görürsünüz! dedim. Bu gece bitmek yoktu ve ben onların iliklerini kurtacaktım, ben bitiricektim onları ve doya doya orgazm olucaktım. Bu sefer alkol de yoktu onlara, çünkü adamlar alkolün etkisiyle çok geç boşalıyorlardı…

Akşam yemekten sonra hepsine tek tek sakso çektim. Ama ne sakso! Gırtlağıma kadar alıyordum siklerini. Taşaklarını emerek deliler gibi sömürüyordum ve boşaltmadan bırakmıyordum. 5’i de boşalmış ve sikleri inmişti. Karşılarına geçtim ve kendimi okşamaya başladım, dans ederek, önlerinde domalarak kendimi tatmin ediyordum. Gülerek, “Hadi sikin beni! Ne o, sikleriniz kalkmıyor mu?” dedim. Sikleri hafiften kalkmaya başlamıştı. Biri beni arkamdan kucakladı ve sırtüstü yatağa uzandı, yarağını arkadan amıma geçirdi ve sikmeye başladı. Diğeri de üstüme geldi, aynı anda amıma sokmaya çalışıyordu. Ama nafile, ufacık amıma, o kadar kalın 2 yarrağı aynı anda alamazdım. (Ne o sikemiyormusun?) deyip alay edecektim güya, ama herif inat etti ve sikinin başını geçirdi. Amım yırtılıyor sandım. Öyle bir soktu ki, yeniden bastım çığlığı. Beni ilk siken usta olayı anlamış olacak ki, “Bak kaşara, aklı sıra bizi aşağılayacak! Beyler bunu öyle bir sikelim ki, hayatın boyunca unutmasın!” dedi. Zaten unutamazdım, bekaretim gitmişti ve 5 inşaat işcisi tarafından sikilmiştim, daha ne olabilirdi ki?

Üstümdeki kalktı, öteki usta beni yatağa yatırdı ve amımı yalamaya başladı. Müthiş zevk alıyordum. Sonra beni domaltıp, amıma soktu sikini. Biraz pompaladıktan çekti sikini, yumuldu arkama. Amımla birlikte bu sefer göt deliğimi yalıyordu. Harikaydı, çok zevk alıyordum. Derken sikini göt deliğime dayayıp zorlamaya başladı. Ben, “Hayır!” derken, kollarım ve bacaklarım diğer ustalar tarafından tutulmuş, bırakın kaçmayı, kımıldayamıyordum bile. Hafifçe geçirmeye çalıştı, ama götüm çok dardı. Biraz zorladıktan sonra sikinin kafası hafifçe girdi ve ufak ufak git gellere başladı…

Sonra ustalardan biri altıma yattı ve amıma soktu. Beni tost ediyorlardı. Biri alttan amıma pompalarken, arkamdaki de yavaşca götüme giriyordu. Bir tanesi de ağzıma vermiş, sakso çaldırarak kaldırıyordu sikini. Sikini kaldıran sırayla arkama geçiyor ve götüme sokmaya çalışıyordu. Dönüşümlü olarak benim göt deliğimi alıştırdıkları için çok zevk alıyordum. Sonunda birtanesi öyle bir kökledi ki götüme, ben yine bastım çığlığı. Benim küfürlerim ve çığlıklarım eşliğinde, hem amdan hem götten yiyordum şimdi. o gece 5 usta sabaha kadar tost ettiler beni, amımı götümü 3’er posta siktiler.

Ustalar 4 gün boyunca, sabah işlerini yaptılar, akşam da beni siktiler! Tatilden sonra kiminle sikiştiysem doyuramadı beni. Artık seks kölesi oldum, kalın ve büyük 3-4 yarak olmadan doymuyorum!

[Ahu]

, Yazlıktaki Ustalar! turksikis.biz farkıyla sizlerle.

Devamını Oku…

Hemşire Arkadaşımın Misafirine Siktirdim Kendimi!

  • Haziran 9th, 2013
  • Yayınlandı Genel

Hemşire Arkadaşımın Misafirine Siktirdim Kendimi! (Bahar 32 Y., Bursa / Türkiye)

Merhaba, ben Bahar. Hemşirelik yapan Nuray isminde bir arkadaşım, haftasonu yalnız olduğunu söyleyerek, haftasonunda onda kalmamı teklif etti. Ben de kabul ettim ve Cumartesi akşamı Nurayın evine gittim. Çok şirin dublex bir evi var. Nuray yemek hazırlamış. Yemeğimizi yerken Nuray bana erkek arkadaşının çaya geleceğini söyledi, ben de sorun olmayacağını söyledim. Yemeğimizi yedikten yaklaşık 1 saat sonra erkek arkadaşı geldi.

Oldukça karizmatik ve hoş biriydi. Salonda oturmaya başladık. Çayımızı içtik, sohbet falan derken, vakit geç olmuştu. “Ben yatmaya gidiyorum…” dedim ve Nurayın bana hazırladığı, evin üst katındaki yatakodasına çıktım ve yattım uyudum. Ama aradan çok geçmeden Nurayın çığlık sesleriyle uyandım. Ses aşağıdan geliyordu. Galiba Nurayı erkek arkadaşı sikiyordu. Nurayın çığlıklarından, ohlama ve inleme seslerinden resmen amcığım sulanmıştı. Meraklandım yavaş adımlarla aşağıya indim. Nurayın yatakodasının kapısına kadar geldim. Anahtar deşiğinden baktım, ama nasıl bir sikişmeydi o öyle anlamadım, adam o kadar sert sikiyordu ki Nurayı, yatak resmen parçalanacaktı. Nuray orospusu da iyice gaz veriyor, “Erkeğim sikine doyamıyorum, daha sert sik!” diyordu…

Yatakodasının kapısında orgazm yaşadım ve hemen kendimi toparlayıp yukarı çıkıp yatağıma uzandım. Ama halen elim amcığımdaydı ve çok suluydu. Uyumaya çalıştım, ama amcığım beni uyutmuyordu. Yarım saat süren sikişme sesi, Nurayın telefonunun çalmasıyla kesildi. Sonra ışıkların yandığını gördüm. Aşağıya doğru kafamı uzattım, kulak misafiri oldum. Anladığım kadarıyla Nuraya hastaneden telefon gelmiş ve Nurayı hastaneye çağırıyorlardı. Az sonra çıktığını duydum, erkek arkadaşı Nurayı öperek uğurladı. Ben hemen yatağıma geçtim, ama içimdeki arzulara hakim olamıyordum. İç çamaşırlarımla su içmek bahanesiyle mutfağa indim. Ve ne göreyim? Nurayın erkek arkadası mutfakta birşeyler atıştırıyor. Onun da üstünde sadece boxeri vardı…

“Merhaba! Sanırım acıktınız?” dedim. Gülerek, “Evet!” dedi. “Ben de su içmeye indim…” dedim. Ama adam tangalı halimi görünce resmen gözleriyle beni yiyordu. Boxerindan aletinin şişkinliği belli oluyordu. O anda aklımdan kendimi nasıl siktirebilirim diye dehşet bir düşünce geçti ve “Çay içermisiniz?” diye sordum. “Siz yaparsanız içerim!” dedi. Hemen ocağa çaydanlığı koydum ve tegaha dirseklerimi koyarak yaslandım, belimi de biraz kırıp kalçalarımı yükseltince, gördüğü manzara karşısında fazla dayanamayacağını adım gibi biliyordum. Ve tahmin ettiğim gibi de oldu, arkamdan yaklaştığını hissettim. Yavaşça sarılıp boynumdan öptü. Ben de, “Durun, ne yapıyorsunuz?” dedim. O da, “Senin istediklerini ben de istiyorum!” dedi. “Lütfen ama…” dedim. Bana, “Aklından sikişmek geçmeseydi, tanganla benim yanıma inmezdin sanırım, ikimiz de çocuk değiliz!” dedikten sonra, tangamı dizlerime inirip arkadan amcığımı emmeye başladı…

Ooffff! Deli gibi emiyordu. Nasıl bir dudaktı onlar! Zaten sulanmış olan amımı şakır şakır daha çok sulandırmıştı. Hemen bir hamlede sütyenimi de çıkardı. Kendisi de boxerini çıkardı. Çırılçıplak kalmıştık. Dudaklarımı, boynumu, göğüslerimi, göbeğimi, kasıklarımı ve amımı deli gibi öptü, yaladı, emdi. Dayanamıyordum, “Artık beni sikmeni istiyorum!” diyerek ayağa kaldırdım. “Merak etme, seni yarrağa doyuracam bebeğim!” diyerek kucakladı beni ve yatağa götürdü, sırtüstü bıraktı. Bacaklarımı omzuna aldı ve kalın damarlı yarağını bir seferde amıma soktu ve pompalamaya başladı. Oohhhh! resmen uçuyordum. Çok, ama çok güzel yarağı vardı, deli gibi sikiyordu beni…

Sonra beni çevirdi, domalttı ve arkadan amcığıma tekrar soktu. Ardı arkasına orgazmı yaşıyor ve tekrar doluyordum. Yatakta uygulamadığımız pozisyon kalmadı herhalde. En sonunda kulağına eğildim ve “Nuray mı, ben mi?” dedim. “Sen fahişem!” dedi, yarağını amımdan çıkartıp ağzıma verdi, kalınlığından ağzıma sığmıyordu. Biraz daha emdikten sonra, “Geliyorum bebeğim!” diyerek ağzıma boşaldı. Döllerini emdim yaladım. Resmen dağıtmıştı amımı…

Birer sigara içtikten sonra, ensemden bastırarak ağzıma tekrar yarağını verdi, “Em ve sertleştir sikimi!” dedi. Yarağını ve taşaklarını emmeye basladım. 3-5 dakika sonra kalın yarağı yine hazırdı. “Seni götünden sikecem Bahar!” dedi. Bunu bekliyordum. Ama, “Alamam, sikin çok kalın!” dedim. “Hiç götten denedin mi?” dedi. Bir kere denediğimi söyledim. “İstersen kremleyebilirim!” dedi. “Olur deneyelim!” dedim. Güzelce göt deliğimi ve sikinin kafasını kremledi. Bacaklarımı yine omzuna aldı, sikinin kafasını götümün deliğine yerleştirdi, yavaş yavaş itmeye başladı. Kremin verdiği yumuşaklıkla yarağı götüme kayarcasına giriverdi. Gövdesine nazaran daha kalın köküne doğru inanın aklım başımdan gitti, beynimde ve götümün deliğinde şimşekler çakıyordu. Acıyla karışık değişik bir zevk almaya başladım. Yavaş yavaş olan temposunu hızlandırmaya başladı. Şahane birşeydi. Yaklaşık 10 dakika götümden sikti beni ve sonunda, “Geliyorum!” diyerek götüme akıttı döllerini…

İkimiz de çok yorulmuştuk. “Ben yatağıma gidiyorum! Bu olanları Nurayın bilmemesi gerekiyor!” dedim. Fakat o, “Merak etme, zaten herşey senin içindi!” deyince şaşırdım. “Anlamadım?” dedim. Anlattı, Nurayın erkek arkadaşı olmadığını, sadece samimi bir arkadaşı olduğunu söyledi. Nuray ona söz vermiş, (Sana güzel bir am siktireceğim!) diye. “Senin sayende sözünü yerine getirdi. Ama çok güzeldi!” dedi. Nuray resmen beni arkadaşına siktirmişti. Güldüm ve odama çıktım. Telefonum yukardaydı, baktım Nuraydan mesaj gelmiş, “Umarım zevk almışsındır :) ” diye yazıyordu. Tebessümle yatağıma uzandım ve uyudum. Bu olay Nurayın tezgahı da olsa, çok güzel zaman geçirmiştim. Teşekkürler Nuraycığım!

[Bahar]

, Hemşire Arkadaşımın Misafirine Siktirdim Kendimi! turksikis.biz farkıyla sizlerle.

Devamını Oku…

Nette Arkadaşıma Asılan Adama Ben Siktirdim!

  • Haziran 9th, 2013
  • Yayınlandı Genel


Nette Arkadaşıma Asılan Adama Ben Siktirdim! (Bahar 32 Y., Bursa / Türkiye)

Merhaba ben Bahar. Bursada kızıyla yaşayan, 32 yasında, 1.75 boyunda, 50 kilo, sexi, çekici fiziği olan, bakımlı hoş bir dul bayanım. Kocamdan ayrıldıktan sonra, ailesiyle yaşayan Ebru adında bir bayan arkadaşımın yanında kalmaya başladım. Ebru da benim gibi arayışları olan, benim gibi istekli ve arzulu biriydi. Ebru ile akşamları başbaşa odasında olduğumuzda, arkadaşlık sitelerine girer, kendimize uygun erkekler arardık. Yine böyle bir akşam sitede dolaşırken Ebru ile yazışan bir erkeği farkettim. Adam profiline resmini de koymuştu, oldukça hoş biriydi. Yazışırken adam işini de iyi biliyordu, bir kadının istediği ne varsa onları yazıyordu. Adam Ebruya buluşmak istediğini ve güzel bir gün geçirmek istediğini, pişman olmayacağını söylüyordu. Ebru ise, “Bilmem, bir düşünmem lazım!” diyordu…

Kocamdan boşanırken çok stresli zamanlar geçirmiştim ve aslında böyle bir güne benim de çok ihtiyacım vardı. Yazışırlarken adam Ebruya MSN adresini verdi. Ben de hayatımda ilk kez yaptığım birşeyi yaptım, adamın MSN adresini aklımın bir köşesine yazdım. Amacım daha sonra adamın adresini kendi MSN’ime eklemekti. Neyse, onlar yazışmaya devam etti, Ebru yarım saat sonra bilgisayarı kapatıp yattı.

Sabah kalktığımda Ebru işe gitmişti. Kendime bir kahve yapıp bilgisayarın başına geçtim. Hemen adamın MSN adresini kendime ekledim. Ekler eklemez adam kabul etti. “Merhaba!” diyerek yazmaya başladım. O da gayet nazikti, merhabayla karşılık verdi. Adresini siteden aldığımı ve tanışmak istediğimi yazdım. Adamın adının Yalçın olduğunu ve galerici olduğunu öğrendim. Şansıma aynı şehirdeydik. Çapkın birine benziyordu. “Beraber Webcam açalım!” dedim ve açtık. Onu gördüm, o da beni gördü, çok güzel ve tatlı olduğumu söyledi, ve akşam Ebruya yaptığı teklifi bana da yaptı. Ben de hiç beklemeden, “Evet!” dedim. Buluşmak istediğini söyledi, kabul ettim. Telefon numaralarımızı verdik, öğlen buluşmak için sözleştik…

Hemen banyoya girdim, güzel bir duş yaptım. En güzel sexi iç çamaşırlarımı (Leopar tangamı ve takım olan sütyenimi) giydim. Bacaklarımı, kasıklarımı, amımı, göt deliğimi güzelce kremledim. En sexi parfümümü heryerime sıktım. Fiziğim düzgün olduğu için dar kotumu, üstüne dekolte gömleğimi giydim. Buluşmaya hazır olarak heyecanla beklemeye başladım.

Saat 12’de aradı, hazır olup olmadığımı sordu. Hazır olduğumu söyledim. 20 dakika sonra tekrar arayıp buluşma yerimize geldiğini söyledi. Ben de hemen evden çıktım. Arabasını tarif etmişti. Eğildim baktım kendisi, hemen aracına bindim. “Merhaba!” diyerek öpüştük. Ne yapmak istediğimi, nereye gitmek istediğimi sordu. Ben de, “Ben misafirim, sana bırakıyorum!” dedim. Adam da, “Ozaman Mudanya’ya gidelim, önce yemek yiyelim!” dedi. “Peki!” dedim. Güzel bir balık restuaranta götürdü beni. Kendisi içmediğini söyledi, ben ise balığın yanında rakı içtim. Çok güven veren biriydi, yanında rahat hissediyordum kendimi. 2 saat sonunda sanki 40 yıllık arkadaş gibiydik.

Yemekten sonra deniz kenarına çekti arabasını, sohbete orada devam ettik. Okadar güzel ve tavlayacı konuşuyordu ki! Ve tabiki gözleriyle resmen beni de beceriyordu. Gözlerim pantolonunun önüne takıldı, kot giymesine rağmen siki belli oluyordu. Birden yanıma sokuldu ve dudaklarıma yumuldu. Önce, “Yapma lütfen, acele ediyorsun!” dedim, ama boşandıktan sonra bu kadar çok etkilendiğim biri olmamıştı, kendimi ona teslim etmeye karar verdim. Resmen dudaklarımı dilimi emiyor yutuyordu. Bir hamlede göğüslerimi sütyenden dışarı çıkardı. Sanki aç kalmış bebek gibiydi. Memelerimi deli gibi yalayıp emiyordu. Yavaş yavaş amcığım hareketlenmeye başladı. Ben de onun kotunun üstünden yarağını okşamaya başladım. Kudurmuş gibiydik. Elleriyle, dudaklarıyla heryerime dokunuyordu. Amcığım sulanmaya başlamış, alkolün de etkisiyle arzularım tavan yapmıştı. Kulağına eğilip, “Heryerim senin, sik beni!” dedim. O da, “Otele gidelim!” dedi. Hemen yakındaki otele geçtik.

Odaya girer girmez dudaklarıma yapıştı. Yatağa yıkıldık. Boynumu kulağımı öpmeye başladı. Delirmişti. Hemen gömleğimi çıkardı, sütyenimi kotumu çıkardı. Tangamı çıkarmadan kenara çekip, sulanmış amımı emmeye başladı. Dili o kadar tatlıydı ki, dolu olan arzularım patladı. Kasıldığımı farkedince, gülerek, “Bu ilk boşalman sanırım!” dedi. Hemen tangamı çıkardı. Çırılçıplaktım. Halen kendisi soyunmamıştı, hemen kendisi de soyundu. Yarağı oldukça kalın ve iriydi. Hemen ağzıma verdi. Emmeye başladım. Deli gibi taşaklarını, yarağını emiyordum. Amımın suyu durmuyordu. Beni hemen yatağa sırtüstü tekrar yatırdı, parmak ucumdan kasıklarıma kadar emdi yaladı. Göğüslerimi iri elleriyle okşarken içim gidiyordu. Sikini içimde istiyordum, “Sok hadi!” diye yalvarmaya başladım. Ama o halen diliyle sikiyordu beni. Yalvarmama fazla dayanamadı, bacaklarımı yanlara ayırıp, sikinin kafasını yavaşça amcığıma soktu. Heyecandan ölecek gibiydim. Hele tamamını soktuğunda böyle bir zevk olamazdı, içimi doldurmuştu, o kadar zevk alıyordum ki nefesım kesilmişti. “Soookkkkkkk, daha hızlı sok!” diye inlerken, orgazmı tekrar yaşadım. Ama halen sokmaya devam ediyordu. Ben de halen istekliydim, 3 dakika sonra tekrar hazır olmuştum, amcığım titriyordu. “Lütfen beraber gelelim! Amıma boşal erkeğim!” dedim. O da beni kırmadı, beraber deli gibi boşaldık.

Ben sigaramı içerken, o da duşa girdi. Duştan geldiğinde siki dimdikti. Tekrar yanıma yattı, tekrar sevişmeye başladık. Dudaklarımı öpüşü, bana dokunuşu yine azdırdı beni. Amcığım sulanmış, yine sikmesini istiyordum. Amımı, göğüslerimi, tenimi dudaklarıyla doyurmaya devam etti. İçimden, İyiki gelmişim! dedim. Amcığımı yalarken, arada bir de göt deliğime dilini sokuyordu. İçim ürperdi, değişik duygular hissetmeye basladım. Boşandığım kocama bile götümden vermemiştim, ama isteklerim arzularım tavan yapmıştı, bu adama karşı koyamıyordum. Bana, “Seni götünden sikmek istiyorum, istermisin?” dedi. Ben de hiç yapmadığımı söyledim. “Bana bırak, inan pişman olmayacaksın!” dedi. “Peki!” dedim. Diliyle göt deliğimi zorlamaya başladı. Dili bir amımda, bir götümdeydi. Amımın suyu zaten göt deliğimi ıslatmıştı. Feci şekilde azmıştım…

Yarağını yavaşça götüme zorlamaya başladı. Kafası büyüktü, girmiyordu, ama itmeye devam ediyordu. Acı hissetmeye başladım, ama devam etmesini de istiyordum. Yavaş yavaş derken girdiğini hissettim. Ağzımdan acı bir, “Ahhhhh!” çıkınca, “İstersen çıkabilirim?” dedi. “Hayır, köküne kadar istiyorum, heryerimde istiyorum, sik beni!” dedim. Duyduğum acı 2 dakika sonra zevke dönüştü, çok zevk alıyordum. İnanamıyordum, beni götümden sikerken sanırım 3 kere arka arkaya boşaldım. Vuruşları sertleşmeye başladı, boşlacağını anladım, döllerini deliğimde istiyordum. “Götüme boşal!” deyince deli gibi boşaldı. Dölleriyle içim doldurdu. Resmen perişan olmuştum, ama değmişti, boşandığımdan beri ilk kez bu kadar tatlı, zevkli ve bol orgazmlı zaman geçirmiştim…

Biraz dinledikten sonra otelden ayrıldık ve beni eve bıraktı. Bilmiyorum ama, ona ya aşık oldum, yada sikmesinden çok etkilendim, her arayışında koşarak yanına gidiyorum, doyasıya siktiriyorum kendimi.

Bu arada arkadaşım Ebru onunla buluşmaya karar vermiş, bana fikrimi sordu. Ben de, “Git buluş istersen, eminim pişman olmazsın!” dedim. Buluşacağı adamla epeydir sikiştiğimi söylemedim tabii : )

[Bahar]

, Nette Arkadaşıma Asılan Adama Ben Siktirdim! turksikis.biz farkıyla sizlerle.

Devamını Oku…

Başbakan’dan e-muhtıra göndermesi!

  • Haziran 9th, 2013
  • Yayınlandı Genel

Başbakan Tayyip Erdoğan, Ankara Esenboğa Havalimanı’nda kendisini karşılamaya gelen kalabalığa hitap etti.
İşte Erdoğan’ın konuşmasından satır başları:
Sevgili Ankaralılar, sevgili kardeşlerim sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum. Coşkunuz, heyecanınız için sizlere kalbi şükranlarımı sunuyorum.
“BİZİ MİLLET GETİRDİ, MİLLET GÖTÜRÜR”
Yola çıkarken ‘Biz kefenimizi giyerek yola çıktık’ dedik. Bize bazı marjinal gruplar değil, millet hesap sorar. Milletin de hesap yeri sandıktır, sandıkta sorar. Bizi millet getirdi, millet götürür. Milletten başka kimsenin bizi götürmeye gücü yetmez.
“TÜRKİYE GÖRSÜN”
Ankara, cuma gecesi İstanbul’un, bugün Adana’nın ve Mersin’in coşkusuna farklı bir coşku katıyor. Ankara bugün çok farklı. Uçakta gelirken yol boyunca gördüm. Ankara Hacı Bayram Veli’nin, Hüseyin Gazi’nin, Gazi Mustafa Kemal’in, merhum Menderes’in, merhum Özal’ın şehridir. İşte bu Ankara bugün bir kez daha Başbakanına sahip çıkıyor, Başbakanını muhabbetle kucaklıyor. Bu Ankara’yı Türkiye görsün.
“ÇAPULCU İFADESİ ÇOK İSABETLİ OLDU”
Günlerdir Ankara’da terör estirenleri değil, Türkiye Ankara’nın bu gerçek fotoğrafını görsün. Çapulcu ifadesini kullanınca rahatsız olmuşlar. Eğer çok rahatsız oldularsa lügata bir baksınlar. Oraya baktıkları zaman Başbakan’ın ne kadar isabetli bir ifade kullandığını görecekler. Yakan, yıkan, saldıranlara çapulcu denir. Dolayısıyla kusura bakmasınlar ama onlara destek verenler de aynı familyada yerini alır.
“7 AY VAR, SABREDİN”
Bu kalabalık sokaklarda değil sandıkta söyleyeceklerini söyledi. Ben diyorum ki Gezi Parkı’na, Kuğulu’ya çıkacağınıza, buraları yakıp yıkacağınıza, 7 ay var, sabredin. Sandıkta sizi görelim. Demokrasi, hak, özgürlük şiddetle değil, hukuk içinde elde edilir. Yaptıkları iş sadece saldırmak, kamunun binalarını yakıp yıkma, halkın araçlarını yakıp yıkma. Bununla da kalmadılar benim başörtülü kızlarıma, bacılarıma saldırdılar. Bununla da kalmayarak Dolmabahçe Camii’ne bira şişeleriyle ve ayakkabılarıyla girdiler, bunu da yaptılar.Ertuğrul Günay’dan Başbakan Erdoğan’a yanıt verir gibi tweet…
“BAŞÖRTÜLÜ BACILARIM ÜNİVERSİTEYE ALINMADI AMA BUNLARI YAPMADI”
Bugün Mersin’de de söyledim. Benim başörtülü kızlarım, kardeşlerim on yıllarca bu ülkede parya muamelesi gördü, üniversitelere sokulmadı. Ama hiçbir zaman bunların yaptıklarını yapmadılar. Sabrettiler. Çünkü sabrın sonunun selamet olduğuna inanıyorlardı. Sonunda bunu da gördük ama daha bitmedi, daha göreceklerimiz var.
Ben İspanya’da inancı sebebiyle başını örten kardeşlerime sahip çıkan bir ifade kullandım diye partimle ilgili kapatma davası açıldı. O zamanki CHP Genel Başkanı ‘Hamdolsun ki Ankara’da savcılar var’ dedi. Bunların inanca saygısı yok, çünkü inancına güvenmezler.
Biz düşünce hürriyetinden korkmuyoruz. Cumhuriyet tarihinde düşünce hürriyeti, özgürlükler, inanç hürr,iyeti konusuunda iktidarımızın getirdiğini hiçbir iktidar getirmemiştir.
E MUHTIRA GÖNDERMESİ: “27 NİSAN 2007′DE NEREDEYSEK BUGÜN DE ORADAYIZ”
Bir kere şunu herkes bilsin… Bakınız bugün 27 Mayıs 1960′ta değiliz, 12 Eylül 1980′de değiliz, 28 Şubat 1997′de değiliz. Bugün 27 Nisan 2007′de neredeysek, bugün de oradayız. Hükümetimiz de partimiz de en önemlisi de milletimiz de demokrasinin ve özgürlüklerin en güçlü savunmasını biz yaptık, biz yapıyoruz. Türkiye’de egemenlik artık milletin elindedir.
“MİLLET SADECE GEZİ PARKI’NDAKİLER Mİ?”
Eğer kendinize inanıyorsanız, demokrasiye ve hukuka inanıyorsanız bu ülkede egemenlik artık milletindir. Millet sadece Gezi Parkı’nın içerisinde olanlar mı? İstanbul AHL’de 2 saatte oraya toplananlar, bugün Adana’dakiler, Mersin’dekiler, şu anda Ankara’da toplananlar millet değil mi?
İnşallah gün ola harman ola. 3′ten taa 73′e kadar bu millet bugünleri hayırla yad edecek. Çünkü Türkiye’de karar da yetki de söz de milletindir. Milletin ve Meclis’in dışında Türkiye’ye yön vermek kimsenin haddine değildir.
“BİZE KARŞI MÜCADELE BAŞLATANLAR BUNUN BEDELİNİ AĞIR ÖDEYECEKLER”
Artık bu ülkede çeteler dönemi bitmiştir. Bu ülkede mafya dönemi bitmiştir. Cunta dönemi geri gelmemek üzere bitmiştir. Faiz lobisi kendine çeki düzen versin. Faiz lobisi yıllarca benim milletimin alın terini sömürdü. Bundan sonra sömüremeyeceksin. Çok sabrettik. Bu lobiyi ayakta tutan bankalar, kim varsa söylüyorum. Siz ki bize karşı böyle bir mücadeleyi başlattıınız, bunun bedelini ağır ödeyeceksiniz. Utanmadan, sıkılmadan borsayı çökertme gayretine girenler, borsada Tayyip Erdoğan’ın parası yok çökersen sen çökeceksin. Biz spekülatörlere fırsat vermedik, vermeyeceğiz. Eğer senin spekülatörlüğünü de yakalarsak ümüğünü sıkarız. Artık bu ülkeyi sömüremeyeceksiniz. O geçmişte kaldı.
“POLİSİMİZİ YEDİRMEYİZ”
Ana muhalefetin haddini bilmez, kendini bilmez vekili çıkıyor, benim polisime hakaret ediyor. Bu polis, Türk milletinin polisidir. Hataları olabilir ama bu hatalar polisime hakeret etmeyi gerektirmez. Polisimizi biz bunlara yedirtmeyiz. Onun da hakkını, hukukunu korumak bizim görevimizdir. 600′ü aşkın polisimiz yaralandı. Dünyanın değişik yerlerinde birçok olaylar yaşıyoruz, bunları da görüyoruz. Bunları sen görmüyor musun, haddini bilmez.
“SABRIN DA BİR SONU VAR”
Ne olacak, bu ülkenin başbakanına küfredenlerin yanında yer alanlar var bu ülkede. Kem söz, kötü söz sahibinindir dedik, sabrettik. Ama sabrın da bir sonu var. Göstericilerin arkasında sığıınarak siyaset yapanlar, önce siyasetin ne olduğunu öğrensinler. Sokaktaki kışkırtmalara biz gelmedik ama onlar geldi.
Artık bugün belirleyici bir güç var, millet. Milletin ötesinde belirleyici güç yok. Hiç kimse umutsuz olmasın, endişe duymasıın. Nice badireyi aşan Türkiye bunu da aşacaktır.
Biz 10 senede 2 milyar 800 milyon ağaç diktik. Bunların dışında 10 yaş üstü ağaçlar da var. Bundan önceki CHP’li belediyeler yeşil adına ne yaptı. İstanbul’daki çöp dağlarını kim kaldırdı? Hava kirliliğini  kim giderdi? Susuzluğu kim giderdi? Neden CHP’li belediye bunları yapamadı? Bunlar çevre değil mi? Gezi Parkı’ndaki gençelere sesleniyorum… Ben İBB Başkanı iken siz daha kundaktaydınız, o dönemi hatırlamıyorsunuz. Bütün bunları biz getirdik.
Sizler bugün bir farklı tablo çizdiniz. Bu ilginize özellikle teşekkür ediyorum. Şimdi yol boyu bekleyenler var. Hemen yola koyulalım.
 
MERSİN KONUŞMASI
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Mersin’de 2013 Akdeniz Oyunları için yapılan tesislerin toplu açılış töreninde konuştu.
Başbakan Erdoğan’ın konuşmasından satır başları
Bu muhteşem açılış töreni vesilesiyle Mersinli tüm kardeşlerime en kalbi muhabbetlerimi iletiyorum. Mersin’in bu büyük coşkusunu paylaşan tüm kardeşlerime, bakanlarım ve milletvekillerim adına burada iletmeyi borç biliyorum. Bugün açılış törenleri için buradayım, 20’sinde oyunlar için tekrar geleceğim. Ama inşallah baharda sonbahara doğru bir de Mersin’deki diğer açılışlarımızı yapmak için büyük bir miting ile buradayım.Elbette Akdeniz’i, bölgemizdeki tüm illerimizi tüm Akdeniz ülkelerini özellikle KKTC’yi buradan sevgiyle selamlıyorum.  17. Akdeniz Oyunları’na ev sahipliği yapacak Mersin’i ben bir kez daha tebrik ediyorum.  Mersin size bu yakışırdı.
17. Akdeniz Oyunları için inşa ettiğimiz oyunlardan sonra tüm Türkiye’ye hizmet verecek olan bu eserlerin hayırlı olmasını Allah’tan temenni ediyorum. Çok kısa bir süre içinde gerçekten Mersin’de çok büyük işler başardık. 17. Akdeniz Oyunları Yunanistan’ın Volos kentinde yapılacaktı. Ancak kriz nedeniyle mümkün olmadı. Bizden ricada bulundular.Biz de yapılan bu öneriyi değerlendirdik, bu oyunları yapabileceğimizi komiteye bildirdik. Altını çizerek ifade ediyorum. Normal şartlarda böyle büyük bir organizasyonun hazırlıklarına 6 yıl önceden başlanırdı. Ama biz sadece 18 ay öncesinden hazırlıklara başlamamıza rağmen 20 Haziran’daki Akdeniz Oyunlarına mükemmel olarak hazır hale geldik.
“GİT BELEDİYE BAŞKANINA SÖYLE O SANA PARK YAPSIN”
Mersin’e söz verdiğimiz gibi söz veririz yaparız. 25 bin kişilik stadyumu yaptık. Az önce helikopterle stadyumun üzerinde dolaştım. Gurur duydum. Şimdi ben buradan Mersin’e, Mersin’in gençlerine sesleniyorum. Mevcut stadın yıkılamayacağına dair bize ferman veriyorlar. Şimdi ben buradan bir şey söylüyorum. Bakın her şeyden önce meselelere olaylara lütfen aklı selim ile yaklaşın. Birilerinin kayığına binmeyin. Mevcut stadın mukayese edilemeyecek bütün inisiyatiflerine sahip olan muhteşem bir stat yapılacak. Dört tarafı kapalı bir stat yapıldı. Mersin’in emrine verilecek. Sen öbür taraftaki ilkel bir stadın yıkımına karşı çıkacaksın.Birileri bir şeyler diyor, diyebilir. Biz bütün projelerimizi hazırladık. Yahu orayı engellemek isteyenler siz ne yaptınız Mersin’de yahu? Şu anda bu kadar tesisler yapılacak. Geleceksiniz önünü keseceksiniz. Neymiş efendim orası park olsun. Onu git sen belediye başkanına söyle, o sana park yapsın.
Biz 2001 yılında partimizi kurarken insanı, ama en önemlisi de gençlerimizi ve kadınlarımızı politikalarımızın ana eksenine oturttuk. Her alanda onlara pozitif ayrımcılık yaptık. 
“HANGİ ÖZGÜRLÜK ADINA BUNLARI YAPIYORSUNUZ?”
AK Parti iktidarı döneminde verilen özgürlükler bu ülkede hiçbir zaman verilmemiştir. Şu anda Taksim’de bulunanlar, yakıp yıkanlar, soruyorum bunları hangi özgürlük adına yapıyorlar. Görüştükleriniz varsa kendilerine sorun; sizne adına bunları yapıyorsunuz? Demokrasi adına mı? Özgürlükse özgürlüğü talep etmenin yolları var. Siz kendiniz için belli bir özgürlük istiyorsanız başkalarının özgürlük alanına da tecavüz etmeyin.
“BAŞÖRTÜLÜ KIZLAR ÜNİVERSİTEYE ALINMAZKEN SİZ NE YAPTINIZ?”
Bu ülkede 10 yıllardır başı örtülü olduğu için üniversiteye giremeyenler için siz ne yaptınız? Onların eğitim hakları acaba hak değil miydi? Bu kızlarımıza bu kadar zulmü reva görenler şu anda ne hakla meydanlarda dolaşıyorlar? Ve konuyla ilgili bir ifade kullandığınızda AK Parti’nin kapatılması gündeme geldi. Biz o zaman bu ülkede Taksim’e çıkmadık, meydanlara dökülmedik. Hukuk içinde kalarak mücadele verdik ve hakkımızı aldık. 330 milletvekilimize rağmen biz seçmenimizi sokağa dökmedik. Ama şu anda ana muhalefet sandıkta alamadığını buralarda arıyor. Ben de Mersinli kardeşlerime diyorum ki; 7 ay sonra bunlara dersi sandıkta vermelisiniz.
“BUNLAR BENİM GENÇLİĞİM OLAMAZ”
Kendi Başbakanına ağza alınmayacak küfürler eden bir gençlik benim gençliğim olamaz. Bugün çeşitli işyerlerini, alışveriş mağazalarını basanlar bu ülkenin hak arayan bir gençliği olamaz. Kıracaksın, dökeceksin ee hak arıyormuş. Ne hakkı ya!
“AKLISELİM GENÇLERE SESLENİYORUM”
Ben aklıselim gençlere sesleniyorum. Bu oyunu bozun, bu oyuna gelmeyin. Siz gerçek manada çevreciyseniz burada çevreci bir Başbakan var. Eğer gerçek manada çevreciyseniz, kamunun malını yakıp yıkanlarla beraber olmamalısınız. Sizler sivil vatandaşın araçlarını molotoflarla, hatta balyozlarla kırıp yakmaya çalışanlarla beraber olmamalısınız.
“BAŞINI ELLERİNİN ARASINA AL VE DÜŞÜN”
Başını iki elinin arasına al ve düşün; “2 milyar 800 milyon fidann ve ağaç diken bir iktidara karşı, benim verdiğim bu çevrecilik mücadelesi olabilir mi?”
“DERDİNİZ ÇEVRE İSE EMRİNİZDEYİM”
Tertemiz bir kent, yeşili artan bir kent; geleceksin sen bize çevrecilik dersi vermeye kalkacaksın. Bu samimii değil. Eğer derdin çevrecilikse bu Başbakan sizin emrinizdedir. Demokrasi ise bu Başbakan sizin emrinizdedir.
“SEÇİLME YAŞINI 18′E İNDİRMEYİ DÜŞÜNÜYORUZ”
3 dönem kuralını getiren kim? Tayyip Erdoğan. Ama diğerleri oturdukları koltuklardan kalkmadılar. Biz hiç kimseye ölünceye kadar buralarda oturma şansı vermedik. Gençliğe güvendiğimiz için 3 dönem kuralınıı getirdik. Gençliğe güvendiğimiz için seçilme yaşını indirdik. Ayrıca seçilme yaşını 18′e indirmek için de çalışmalar devam ediyor. Biz bunu söylediğimizde CHP ve MHP bize güldü.
“GENÇLİĞE SIRTIMIZI DÖNMEYİZ”
Sevgili gençler; biz gençliği anlamak, gençlere kulak vermek noktasında asla onlara sırtımızı dönmeyiz. Kardeşlerim, bunlar gençlik örgütlerindenn gelmedi. Kılıçdaroğlu ne anlar gençlikten ya? Ama bu kardeşiniz, 18 yaşından itibaren siyasette, gençliğin içinden gelmiştir. Gençliğe asla kulaklarımızıı tıkamadık, tıkamayız. Ülkemizde 80 öncesinde malesef gençler birbirlerine silah doğrulttu. Bütün bunların acı bir oyun olduğu sonradan ortaya çıktı. Ardından daha acı bir oyunla karşı karşıya kaldık. 30 yıl boyunca terör bu ülkede can aldı. Şimdi çözüm süreci başlattık.
“600′Ü AŞKIN POLİS YARALANDI”
Polisimiz anarşiye karşı, teröre karşı bugüne kadar nasıl mücadele verdiyse bundan sonra da verecektir. Zaman zaman hataları da olmuştur. Şu an 600′ü aşkın yaralı polisimiz var, bir tane de şehidimiz var. Bunların da hesabı sorulacak.
 
ÖNCE ADANA’DA KONUŞTU
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Mersin’e hareketinden önce Adana’da toplanan halka hitap etti.
İŞTE ERDOĞAN’IN KONUŞMASINDAN SATIR BAŞLARI:
“BAŞBAKAN’A KÜFREDECEK KADAR ALÇAKTIRLAR”
Sevgili gençler siz dik durun, dikleşmeyin. Siz, biz o birkaç çapulcunun yaptığını yapmayız. Onlar yakarlar, yıkarlar… Çapulcunun tanımı budur zaten. Onlar kamunun mallarını yakıp yıkarlar. Esnafın dükkanlarını tarumar ederler. Bu ülkenin Başbakanı’na küfredecek kadar alçaktırlar. Fikrinize güveniyorsanız fikir özgürlüğünden korkmayın. Eğer çevreciyseniz bu ülkede çevreci bir Başbakan var. Ama bu olayların çevrecilikle alakası yok. Bu ülkede 10 yıl içinde 2 milyar 800 milyon fidan diken bir iktidar var.
Bunlar hayatlarında Gezi Parkı’na gitmemişlerdir. Ama ben orada doğdum büyüdüm. Biz şu anda daha güzelini, daha iyisini yapıyoruz. Çevreyi tanımına uygun olarak yapıyoruz ve yapacağız.”7 AY SONRA SANDIKTA DERS VERİN”
Biz bir olacağız, beraber olacağız, iri olacağız, diri olacağız. Fakat benim sizden bir ricam var. Artık 7 ay var. 7 ay sonra yerel seçimlerde bunlara ilk dersi demokratik yollarla sandıkta vermenizi istiyorum. Ve o dünyada yanlış, yalan haberler yapanlara siz en güzel dersi sandıkta vereceksiniz. Çünkü Türkiye’nin güçlenmesini hazmedemeyenler var.
“MEYDANLARI ANARŞİSTLERE, TERÖRİSTLERE Mİ BIRAKACAKTIK”
Son cümleme geliyorum. Bu ülkede hedefler saptırıldı. İşte bakıyorsunuz ana muhalefetin haddini bilmez bir milletvekili çıkıyor, benim polisime saldırıyor, hakaret ediyor. Yani bu polis kimin polisi? Bu polis Türk polisi, bu milletin polisi. İşte bir başkomiserimizi şehit ettiler. Ama ahlaki değerlerden nasibini almamışlar, onların mensupları tweet atıyorlar. ‘Hatay’daki ölen gencin intikamı alındı’ diyor. Biz polisimizi bunlara yedirtmeyeceğiz. Bunlar bu milletin polisi, bu milletin içinden çıktı. Bu meydanları anarşistlere, teröristlere mi bırakacaktık., Başbakan’dan e-muhtıra göndermesi! turksikis.biz farkıyla sizlerle.